2008.01 içindeki 478 yayından en yeni 178 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
2008.01 içindeki 478 yayından en yeni 178 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

31 Ocak 2008

dumluca'nın bayırına

Divriği, Sıvas
Nuri Üstünses


Dumluca'nın bayırına
Kervan konmuş çayırına
Anan baban hayırına
Sana yandım allı gelin

Sana yandım allı gelin
Ağ gerdanı pullu gelin
Ölürsem kanlım olursun
Kıyma bana telli gelin

dumanı da vardır şu dağların başında

Aydın
Halil Can


Dumanı da vardır şu dağların başında
Gönlüm kaldı toprağında taşında
Bir ben değil cümle alem başında

İmanım dağlar Bozdoğan'ın söğüdü
Çok verdiler ben tutmadım öğüdü

Gökyüzünde dağınık duğunuk bulutlar
Kimi ardımdan kimi de yüzüme öğütler
Evveliydi de özü sözü doğru yiğitler

İmanım dağlar yarim gitti gelmedi
Kudurası çaylar bir yudum su vermedi

duldalanma yar mevlayı seversen

Erzurum
Aşık Nihani


Duldalanma yar mevlayı seversen
Yandırır cihanı şanlı gözlerin
Ahır-ı mevtime sebeb olursun
Tek bana gösterme gamlı gözlerin

Kara belik ak gerdana yaslanır
De ki görse mahcemalın uslanır
Samsun, Diyarbekir, Van da seslenir
Belli her kazada ünlü gözlerin

Gamzelerin öldürmeye yüz tutar,
Didem yaşı umman olmuş çay tutar
Beni görür gözün yanar huy tutar
Beladır başıma cinli gözlerin

Silemedin Sümmani'nin suçunu
Üç güzele taratmıştır saçını
Sarayıdım al beşiğin içini
Sallasam uyusa nenni gözlerin

duazı imam

Sarız, Kayseri
Nesimi Çimen


Gel dilber ağlatma beni şah'ı merdan aşkına
Du cihanın ranıması şii yezdan aşkına
Şahım Hasan pir Hüseyin Kerbela meydan için
Lütfedip bağışla cürmüm Ali süphan aşkına dost dost
İmam Zeynel Abidin'in abına umdumusa
Arayıp özünde bakırı buldunusa
Ceddin evladı Muhammet Cafer'i bildin ise
Rahme gel ol şahı merdan Ali imran aşkına dost dost

Seyid Musa'yı Kazım'dır ehl-i beytin serveri
Canı aşkı nuş edenler müpteladır ekseri
Şahı şehidi horasan İmam Rıza'dan beri
Müptelayı merhamet kıl kalb-i viran aşkına dost dost
Ey virani çıkma yoldan doğru raha gel beri
Muhabbet şevkat senindir ey Hasan-ül Askeri
Evliyalar serfirazı Hacı Bektaş-ı Veli
Sen ganisin ver muradı devri mihtan aşkına dost dost

duazı imam

Afşin, Maraş
Mahzuni Şerif


Üryan büryan vardım pir dergahına
Medet ya Muhammet ya Ali diyerek
Gönül verdim gönül şahlar şahına
Hünkar Hacı Bektaş Veli diyerek

İmam-ı Hasan'dır hubların başı
Hüseyin der akar gözümün yaşı
İmam Zeynel sabredenin yoldaşı
Ağlasam gülerler deli diyerek

Feylim gıblegahım muhammet bakır
Kırkların bağında bülbüller şakır
Cafer-ü Sadık'a talibim şükür
İkrar verdim ikrar beli diyerek

Musa-i Kazım'dır mazlumlar şahı
Ali El Rıza'dır şahın ervahı
Şah Taki Naki'ye çekerim ahı
On iki imamın gülü diyerek

Hasan El Asker'i ol Ali aba
Muhammet Mehdi'ye mest-ü merhaba
Serin koymuş serin Mahzuni baba
Yol Muhammet Ali yolu diyerek

duazı imam

Yoksul Dede


Kudret kandilinde balkıyıp duran
Muhammet Ali'nin nurudur billah
Zuhur edip kuffarın meskenin yıkan
Elinde zülfikar Ali'dir billah

Elinde zülfikar altında düldül
Önünce kamberin dilleri bülbül
Hazreti Fatma anam cennette bir gül
Ona sırrım dedi hak resulullah

Fatma Ana'dan geldi Hasan Hüseyin
Onların nuruyla ziyalandı din
Kırklara erişti Zeynel Abidin
Çekeriz yasını hasbeten billah

Muhammet Bakır'dan Cafer-i Sadık
Musa-i Kazım Rıza'dan bin yadip durduk
Tarikat abıyla cesedi yuduk
Hak buyurdu müminin kalbi beytullah

Takı Nakı imamların şivani
Hasan-ul Askeri cismin sultanı
Elinde zülfikar sahip zamanı
Vakit tamam oldu göndere allah

Noksaniyem niyazımız ustada
Elinde zülfikar hem ehli kanda
Bin bir donda baş gösterdi
Ali El Murtaza mürşidimiz bülbülümüz eyvallah

drama köprüsü

Rumeli
Arif Şentürk


Drama köprüsünü bre Hasan gece mi geçtin
Ecel şerbetini bre Hasan ölmeden içtin
Anadan babadan bre Hasan nasıl vazgeçtin hasan

At martini de bre Hasan dağlar inlesin
Drama mahpusunda bre Hasan namın yürüsün
(Drama mahpusunda bre Hasan dostlar dinlesin)

Drama köprüsü bre Hasan dardır geçilmez
Soğuktur suları bre Hasan bir tas içilmez
Anadan geçilir bre Hasan yardan geçilmez

At martini de bre Hasan dağlar inlesin
Drama mahpusunda bre Hasan namın yürüsün
(Drama mahpusunda bre Hasan dostlar dinlesin)

Mezar taşlarını bre Hasan koyun mu sansın
Adam öldürmeyi bre Hasan oyun mu sandın
Drama mahpusunu bre Hasan evin mi sandın

At martini de bre Hasan dağlar inlesin
Drama mahpusunda bre Hasan namın yürüsün
(Drama mahpusunda bre Hasan dostlar dinlesin)

dostun bahçesine bir hoyrat girmiş

Reşadiye, Tokat
Fikriye Meşhur, Arif Meşhur


Dostun bahçesine bir hoyrat girmiş
Korudur da benli dilber korudur
Gülünü dererken dalını kırmış
Kurudur da benli dilber kurudur
Neredesin de dudu dillim nerede
Neredesinde kömür gözlüm nerede

Bu meydanda serilir postumuz
Çok şükür mevlaya gördük dostumuz
Bir gün kara toprak örter üstümüz
Çürüdür de benli dilber çürüdür
Neredesin de dudu dillim nerede
Neredesinde kömür gözlüm nerede

Pir sultan Abdal'ım başımdan başlar
İyisini korda kemini taşlar
Bin çiçekten bir kovana bal işler
Arıdır da benli dilber arıdır
Neredesin de dudu dillim nerede
Neredesinde kömür gözlüm nerede

arzeyledim dostu görmeye geldim

Malatya
Süleyman Elver


Arzeyledim dostu görmeye geldim
Ne keremdir dostum cemalim gördüm
O güzel cemalim seryan eyledim

Ne keremdir dostum cemalim gördüm
Ne keremdir dostum cemalim gördüm

Mail oldum dostun tatlı diline
Hayran oldum bağda biten gülüne
Selam verdim onun güzel iline

Ne keremdir dostum cemalim gördüm
Ne keremdir dostum cemalim gördüm

Her dem arzeyledim dostu görmeyi
Yan yana oturup hatır sormayı
Doldurup doldurup dolu sunmayı

Ne keremdir dostum cemalim gördüm
Ne keremdir dostum cemalim gördüm

Hüseyniyem eydir ben dostu gördüm
Açılmış bahçadan gonca gül derdim
Arzulayıp dostun evini geldim

Ne keremdir dostum cemalim gördüm
Ne keremdir dostum cemalim gördüm

ben giderim adım kalır dostlar beni hatırlasın

Şarkışla, Sıvas
Aşık Veysel Şatıroğlu


Ben giderim adım kalır dostlar beni hatırlasın
Düğün olur bayram gelir dostlar beni hatırlasın

Can kafeste durmaz uçar dünya bir han konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer dostlar beni hatırlasın

Can bedenden ayrılacak tütmez baca yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak dostlar beni hatırlasın

Ne gelsemdi ne giderdim günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum dostlar beni hatırlasın

Acar solar turlu çiçek kimler gülmüş kim gülecek
Murad yalan olüm gerçek dostlar beni hatırlasın

Gün ikindi aksam olur gör ki basa neler gelir
Veysel gider adı kalır dostlar beni hatırlasın

dost dost diye nicesine sarıldım

Şarkışla, Sıvas
Aşık Veysel Şatıroğlu


Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yarim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sadık yarim kara topraktır

Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne faydalandım
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sadık yarim kara topraktır

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi et verdi
Kazma ile dövmeyince kıt verdi
Benim sadık yarim kara topraktır

Adem'den bu deme neslim getirdi
Bana türlü türlü meyva yetirdi
Her gün beni tepesinde götürdü
Benim sadık yarim kara topraktır

Karnın yardım kazma ile bel ile
Yüzün yırttım tırnak ile el ile
Yine beni karşıladı gül ile
Benim sadık yarim kara topraktır

İşkence yaptıkça bana gülerdi
Bunda yalan yoktur herkesler gördü
Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
Benim sadık yarim kara topraktır

Havaya bakarsam hava alırım
Toprağa bakarsam dua alırım
Topraktan ayrılsam nerde kalırım
Benim sadık yarim kara topraktır

Dileğin varsa iste Allah'tan
Almak için uzak gitme topraktan
Cömertlik toprağa verilmiş haktan
Benim sadik yarim kara topraktır

Hakikat ararsan açık bir nokta
Allah kula yakın kul da Allah'a
Hakkin gizli hazinesi kara toprakta
Benim sadık yarim kara topraktır

Bütün kusurlarımı toprak gizliyor
Merhem çalıp yaralarımı tuzluyor
Kolun açmış yollarımı gözlüyor
Benim sadık yarim kara topraktır

Her kim ki olursa bu sırr-ı mazhar
Dünyaya bırakır ölmez bir eser
Gün gelir Veysel'i bağrına basar
Benim sadık yarim kara topraktır

dost bağının meyvaları erişti

Sıvas
Yüksel Yıldız


Dost bağının meyvaları erişti aman aman erişti
Ayva benim turunç benim nar benim aman.. nar benim

Gözüm yaşı ummanlara garıştı aman aman garıştı
Cefakarım sitemkarım yar benim aman aman yar benim

Yedi derya boz bulanık selinden aman aman selinden
Cümle alem aciz kaldı dilinden aman aman dilinden

Ben bülbülüm ayrı düştüm gülümden aman.. gülümden
Bahçe benim bağban benim bar benim aman.. bar benim

Mail oldum libasına tacına aman aman tacına
Ben doğmuşam siyah zülfün ucuna aman ... ucuna

Mansur gibi asılır mi saçına aman aman saçına
Kah kül benim perçem benim tel benim aman... tel benim

doru da kuş idim doğru inmezdim

Acıpayam, Denizli
Şinasi Uslu


Doru da kuş idim doğru inmezdim
Dengimi bulmayınca dallara konmazdım

Gabiristanın alt yanında bir kapısı
Açıverin gelsin cennet kokusu

Benim korkacağım Sırat Köprüsü
Geçmeyip de kalışıma yanarım

Çeşmeler başında altın tas mısın
Güzeller içinde gayet has mısın

Irak da gidiyon a sevdiğim küs müsün
Yakın da gel barışalım bayramlar geldi

dokunma keyfine yalan dünyanın

Afşin, Maraş
Mahzuni Şerif


Dokunma keyfine yalan dünyanın
İpini eline dolamış gider
Gözlerimin yaşı bana gizlidir
Dertliyi dertsizi sulamış gider

Kimi hızlı gider uzun yol tutar
Kimi altın satar kimi bal satar
Kimi soğan bulmaz kimi bal yutar
Kimi parmağını yalamış gider

Mahzuni bu nasıl yazı Mahzuni
Bazı şerif olur bazı Mahzuni
Yurdunda anasız kızı Mahzuni
İnsanlık ardından melemiş gider

diyarbekir şad akar

Diyarbakır
Cemil Cankat


Diyarbekir şad akar (hele yar zalim yar)
Urfa mardin'e bakar (severem ben seni)
Diyarbekir kızları (hele yar zalim yar)
Kibritsiz kandil yakar (severem ben seni)

Diyarbekir bedendir (hele yar zalim yar)
Suyu akmaz nedendir (severem ben seni)
Her gün burdan gecen yar (hele yar zalim yar)
Bugün geçmez nedendir (severem ben seni)

Ay karanlık gecedir (hele yar zalim yar)
Bilmem bu dert necedir (severem ben seni)
Yastık gurbanın olam (hele yar zalim yar)
Yar yatısı nicedir (severem ben seni)

divane aşık gibi de dolaşırım yollarda

Trabzon
Hasan Tunç


Divane aşık gibi de
Dolaşırım yollarda
Kız senin sebebine
Yar senin sebebine
Kaldım Istanbul'larda

Baban beni babamdan da
Bir kerecik istesin
Allahın emri ile
Allahın emri ile
Gelinim olsun desin

Sar beline beline de
Trabulus kuşağı
E kız sen daha der misin
E kız sen daha der misin
Alsam ha bu uşağı

Yüksek dağın kuşuyum da
Selviye konacağım
İste beni babamdan
İste beni anamdan
Vermezse kaçacağım

Al şalım yeşil şalım da
Dünyayı dolaşalım
Sen yağmur ol ben bulut
Sen yağmur ol ben bulut
Maçka'da buluşalım

dinle gönül figanımı zarımı

İhsan Güvercin


Dinle gönül figanımı zarımı
Haydi kalk gidelim Hüseyn'e doğru
Ya bil bir bağrımın yanan narını
Ya da kalk gidelim Hüseyn'e doğru

Yüreğime ince sızı takılır
İlim ilim gözüm yaşı dökülür
Su içtikçe boğazıma çakılır
Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru

Bağımızda güller açılmaz oldu
Mahabbette bade içilmez oldu
Gündüzüm gecemden seçilmez oldu
Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru

Derdimi danışma derdim oldu bin
Zalımın zulmüne nasıl gütmem kin
Sen garip bülbül ol ben bir Güvercin
Uçup gidek gönül Hüseyn'e doğru

dinle beni dinle behey zalım yar

Artvin
Bekir Karadeniz


Dinle beni dinle behey zalım yar
Öldürecek bu aşk yar beni beni
Benden başkasına meyil verirsen
O zaman Allah'ım öldürsün beni

Çardakta oturmuş çamaşır yıkar
Dönüp de çardaktan geriye bakar
Senin bu hallerin ciğerim yakar
Öldürecek bu aşk yar beni beni

Karşıda görünen dumanlı dağlar
Yüreğim efkarlı gözlerim ağlar
Senin bu hasretin kolumu bağlar
Öldürecek bu aşk yar beni beni

dikeni batınca bende kan aktı

Aşık İbrahim Saltan


Dikeni batınca bende kan aktı
Koklayamam gayrı gülden vazgeçtim
Arıya güvendim canımı yaktı
Dilimi vurunca baldan vazgeçtim

İnsan mutlu olmaz yolun şaşınca
Darbe alır her engeli aşınca
Keklik gibi tuzaklara düşünce
Ellerim bağlandı koldan vazgeçtim

Gençken aklar düştü çileli başa
Ömür gelip geçer benziyor düşe
Susuz kaldı bağım emeğim boşa
Damarlar kurudu daldan vazgeçtim

Dünya alemini Saltan bilmedi
Kırk üç yıldır eyvah yüzüm gülmedi
Gurbet acı tahammülüm kalmadı
Bıktım gezemiyom yoldan vazgeçtim

dideban üstündeyim

Bitlis
Niyazi Ateşli


Dideban üstündeyim
(loy loy loy loy loy balım)
Dal boyun kastındayım
Erenler dua edin
Ben murat üstündeyim

Gidersen yolun olum
Uzanım kolun olum
Nerde konak edersen
Orda yorganın olum

Giderem Van'a doğru
Yolum İran'a doğru
Kes başım kanım aksın
Kadir bilene doğru

devrent deresine duman bürüdü

Denizli
Süleyman Uğur


Devrent deresine duman bürüdü of of
Yedi deveyinen Musa'm yürüdü
Musa'mın ciğeri mosmor oldu çürüdü of of
Ağlasın ağlasın anam ağlasın
Tülü mayaları dudu bağlasın

Devrent deresine çıvgınlar esti of of
Elimi kolumu poyrazlar kesti
Feleğin bizlere böyle mi kasti of of
Devrent deresi de dar geldi bana
Vadesiz ölümler zor geldi bana

devlet çarkı dönsün döndükten sonra

Aşık Gerçeği


Devlet çarkı dönsün döndükten sonra
Böyle devir böyle devran istemem
Yaş da kuruyunan yandıktan sonra
Böyle hayat böyle kervan istemem

Desinlere oruç tutmasam da olur
Beş vakit yerlere yatmasam da olur
Ticarete hacca gitmesem de olur
Böyle arife böyle bayram istemem

Gerçeğim doğruyu görenler de var
İnsanlık yoluna ölenler de var
Halkı koldan kola bölenler de var
Böyle yalan böyle plan istemem

deveyi deveye çattım

Deveyi deveye çattım nenni
Çılbırın boynuna attım nenni de nenni bebek oy
Kaynatamdan hicap ettim nenni
Nenni benim küçücüğüm nenni de nenni bebek oy

Yekin kara devem yekin nenni
Çanını zilin takın nenni de nenni bebek oy
Bebeğimi daldan sakın nenni
Nenni benim küçücüğüm nenni de nenni bebek oy

Köpekler dağda uluşur nenni
Eltim çadırda gülüşür nenni de nenni bebek oy
Kuzgunlar bebek üleşir nenni
Nenni benim küçücüğüm nenni de nenni bebek oy

Harmancının kayaları bebek oy
Çan çalıyor mayaları nenni de nenni
Pek mi değdi a bebeğim bebek oy oy
Kara kuşun sayaları nenni de nenni

deve yüksek atamadım urganı

Develi, Kayseri
Yusuf Seyrani


Deve yüksek atamadım urganı
Aman yar yar aman
Üşüdükçe çek başına yorganı

Aman aman aman develi
Sorudum aslı nereli porutakal çeneli
Ah nerelerde bulurusan oralarda yemeli

Çek deveci develeri yokuşa
Siyah perçem ak gerdana yakışa

Aman aman aman develi
Sorudum aslı nereli porutakal çeneli
Ah nerelerde bulurusan oralarda yemeli

Çek deveci develeri sulansın
Sularsında akan çaylar bulansın

Aman aman aman develi
Sorudum aslı nereli porutakal çeneli
Ah nerelerde bulurusan oralarda yemeli

aman bre deryalar

Rumeli
Arif Şentürk


Kırcali'yle Arda arası
Saat sekiz sırası
(Yusuf'um saat sekiz sırası)
Ardalılar ağlıyor (Yusuf'um)
Yoktur çaresi

Aman bre deryalar kanlıca deryalar
Biz nişanlıyız
İkimizde bir boydayız
Biz delikanlıyız

Çıkar aba poturunu
Dalgalar artacak
Demedim mi ben sana
Kayığımız batacak

Aman bre deryalar kanlıca deryalar
Biz nişanlıyız
İkimizde bir boydayız
Biz delikanlıyız

Kırcali'yle Arda boylarında
Kimler gidecek
Garip Yusuf'un annesine
Kim haber verecek

Aman bre deryalar kanlıca deryalar
Biz nişanlıyız
İkimizde bir boydayız
Biz delikanlıyız

dersim dört dağ içinde

Elazığ


Dersim dört dağ içinde
Gülü var bağ içinde
Hak Dersim'i saklasın
Bir yarim var içinde

N'oldu ağama n'oldu
N'oldu paşama n'oldu
Sarardı gül benzi soldu
Ağam burdan gideli
Bu yerler viran oldu

Dersim'in yazıları
Meliyor kuzuları
Ben buraya gelmezdim
Alnımın yazıları

N'oldu ağama n'oldu
N'oldu paşama n'oldu
Sarardı gül benzi soldu
Ağam burdan gideli
Bu yerler viran oldu

derman sendedir

Tunceli
Lütfü Gültekin


Vakti seherde
Açılır perde
Düştüğün yerde
Derman sendedir

Düşmüşüm kaldır
Mihnetim oldur
Ağlarım güldür
Derman sendedir

Belliydi çare
Kaldım avare
Yürek pür yare
Derman sendedir

Nefsiz zalimi
Gözle halimi
Sundum elimi uzat elini
Derman sendedir

derenin kenarına da sereceğim kilimi

Trabzon
Sadık Aynacı


Derenin kenarına da sereceğim kilimi
Geçer yürek yangununda sevdüğüm
Alalum birbirinida alalum birbirini

Dere kunduzu misunda sabah yıldızi misun
Geleceğüm peşina da bedelini alacağ misun

Kuş uştu yavri kaldıda gökyüzü mavi kaldı
Anahtar yar koynunda da sevduğum
Gönlüm kilitli kaldi da gönlüm kilitli kaldi

Yağmur yağayi yağmurda dereler akar durur
Ben sevdum eller aldida acısı beni bulur

dereboyu kavaklar

Giresun


(1)
Dereboyu kavaklar
Açtı yeşil yapraklar
Ben sana doyamadım
Doysun kara topraklar

Hadi gülüm yandan yandan yandan
Biz korkmayız ondan bundan-jandarmadan

Dereboyunun düzü
Mevlam ayırdı bizi
Babamın aklı olsa
Evlendirirdi bizi

(2)
Yaylanın çimenine
Kuzu yayılır kuzu
Ben sana kıyamadım
Sallan yosmanın kızı

Ağam kızı çeçen kızı
Sen allar giy ben kırmızı
Çıkalım dağların başına
Sen gül topla ben nergisi

Hadi gülüm yandan yandan yandan
Biz korkmayız ondan bundan

Asmadan gel asmadan
Fistan giymiş basmadan
Kal gidelim sevdiğim
Devriyeler basmadan

Oy bulancak bulancak
Bu iş nasıl olacak
Biz erkeklerin günahı
Kız sizlerden sorulacak

dereler coşarsa göller n'eydecek

Arguvan, Malatya
Hurşit Arı


Dereler coşarsa göller n'eydecek
Ben bir güzel sevdim eller n'eydecek
Sevdiysem ben o güzeli sevdim
Ölümden öteye yol mu gidecek
Dağlar harami açma yaremi

Başına bağlamış allı duvaklar
Hani nerde adadığımız dilekler
Beni yardam yari benden ayıran
Ard arkası görünmeyen gedikler
Dağlar ara ver yari bana ver

dere geliyor dere

Lüleburgaz
Türkan Ebcioğlu


Dere geliyor dere yalelel yalelel
Kumunu sere sere yalelellim
Al beni götür dere yalelel yalelel
Yarin olduğu yere yalelellim

Amanın aman aman
Zamanın zaman zaman
Bizim düğün ne zaman yalelellim

Ben armudu dişlerim yalelel yalelel
Sapını gümüşlerim yalelellim
Sevdiğimin ismini yalelel yalelel
Mendilime islerim yalelellim

Amanın aman aman
Zamanın zaman zaman
Bizim düğün ne zaman yalelellim

Armut dalda bir iki yalelel yalelel
Sayın bakın on iki yalelellim
On ikinin içinde yalelel yalelel
Birincisi benimki yalelellim

Amanın aman aman
Zamanın zaman zaman
Bizim düğün ne zaman yalelellim

dere geçit vermezse

Divriği, Sıvas


Dere geçit vermezse
Atlarım taştan taşa
El piri yel piri fistanın
Yırtarım baştan başa

Oy nereye nereye
Koyun indi dereye
Uzaktan el etme yar
Dön geriye geriye

Derenin oylumuna
Kuş konar yaylımına
Görüşelim nazlı yar
Geldik yol ayrımına

Şu dere buz bağladı
Dibi nergiz bağladı
Beni bir gelin vurdu
Yaramı tuz bağladı

derdinden del'oldum inan vallahi

Zile, Tokat
Mustafa Küçük


Derdinden del'oldum inan vallahi
Ne yaman mestane bakar gözlerin
Derdi veren dermanımı vermez mi
Abu revan olmuş akar gözlerin

Bazı güler bazı bu gönlüm gamda
Sen güler oynarsın sevdan var bende
Zühre yıldızının nişanı sende
Korkarım cihanı yakar gözlerin

derdimin ortağı sinem bülbülü

Derdimin ortağı sinem bülbülü
Andırırsın lale ile sümbülü vay
Yadları demezdim bu gizli sırrınan
Derdim sizlere deyim dağlar oy

Bana bir hatıra ver zülfün telinden
Ne çare ki kötü kader elinden vay
Ben bülbülüm ayrı düştüm gülümden oy
Derdim sizlere deyim dağlar oy

derdimi söylesem ben kara taşa

Cahit Öztelli


Derdimi söylesem ben kara taşa
Neler geldi geçti bu garip başa
Mektuplar yolladım sevdiğim eşe
Bendeki yaralar türlü türlüdür

Gitme güzel gitme nar tanesiyim
Anamın babamın bir tanesiyim

Atma bu taşlan ben yaralıyam
Elâlem al geymiş ben karalıyam
Ayda bir selamın gelse razıyam
Bendeki yaralar türlü türlüdür

Gitme güzel gitme nar tanesiyim
Anamın babamın bir tanesiyim

Yüce dağbaşında otlar kuzular
Anayı babayı gönül arzular
Açma tabip açma yarem sızılar
Bendeki yaralar türlü türlüdür

Gitme güzel gitme nar tanesiyim
Anamın babamın bir tanesiyim

derdimi dökersem derin dereye

Sıvas
Aşık Veyse Şatıroğlu


Derdimi dökersem derin dereye
Doldurur dereyi düz olur gider
Irakipler geldi girdi araya
Korkarım yar benden yoz olur gider

Ilgıt ılgıt yeller eser seherde
Yar beni düşürdü onulmaz derde
Yar ile buluşsak bir tenha yerde
Duyar düşmanlarım söz olur gider

Pervane ateşten sakınmaz canı
Uğruna koymuşum başı bedeni
Doldur tüfengini hedef al beni
Yaram doksan dokuz yüz olur gider

Veysel der çıkayım bir yüce dağa
Ağaçlar bezenmiş yeşil yaprağa
Bir gün olur tenim düşer toprağa
Karışır toprağa toz olur gider

derdim gizli kimselere diyemem

Kangal, Sıvas
Muhlis Akarsu


Derdim gizli kimselere diyemem
Bir derdi sevdaya saldı yar beni
Ben kendihalımla yanar dururken
Bir derdi sevdaya saldı yar beni

Yara doğru aktı gönül deresi
Sargı tutmaz imiş aşkın yarası
Böyle imiş bu dünyanın töresi
Bir derdi sevdaya saldı yar beni

Akarsu derdimi çekeyim dara
Neyimi söyleyim kör oğlu köre
Dünya düşman olsa sevdim bir kere
Bir derdi sevdaya saldı yar beni

derdim çoktur hangisine yanayım

Erzincan
Ali Ekber Çiçek


Derdim çoktur hangisine yanayım
Yine tazelendi yürek yarası
Ben bu derde nerde derman bulayım
Meğer dost elinden ola çaresi

Efendim efendim benim efendim
Benim bu derdime derman efendim

Türlü donlar giymiş gülden naziktir
Bülbül çevreleme güle yazıktır
Çok hasretlik çektim bağrım eziktir
Güle güle gelir canlar paresi

Efendim efendim benim efendim
Benim bu derdime derman efendim

Benim uzun boylu servi çınarım
Yüreğime bir od düştü yanarım
Kıblem sensin yüzüm sana dönerim
Mihrabımdır kaşlarının karası

Efendim efendim benim efendim
Benim bu derdime derman efendim

Pir Sultan'ım katı yüksek uçarsın
Selamsız sabahsız gelir geçersin
Dilber muhabbetten niye kaçarsın
Böyle miydi yolumuzun töresi

Efendim efendim benim efendim
Benim bu derdime derman efendim

derdi derinime değme hey lokman

İsmail Özden


Derdi derinime değme hey Lokman
Bu sevda serimden aralanmasın
Yürekteki derde olur mu derman
El vurma bu bağrım paralanmasın

Tecellimiz böyle düştü gaziler
Bozulur mu taktirdeki yazılar
Gece gündüz durmaz yaram sızılar
Kimseler ciğerden yaralanmasın

derde düştüm dermanımı ararım

Kırşehir
Neşet Ertaş


Derde düştüm dermanımı ararım
Derdimin dermanı yar imiş meğer
Yari arar iken yardan ıradım
Yardan ayrı kalmak ya dost zorimiş meğer

Turab olup yari arayım dedim
Ayağına yüzüm süreyim dedim
O yarin sırrına ereyim dedim
Arifler keşfeder ya dost sırımış meğer

Gurbet ellerinde garip olanın
Yarin aşkı ile derde dalanın
Yanılıp da yardan ayrı kalanın
Her günü her anı ya dost zorimiş meğer

tellidir yavrum aman tellidir

Denizli


Tellidir yavrum aman tellidir tellidir aman
Denizli'nin horozları bellidir
Ötüver de gül ibiğim bi yol ötüver
Geniş olam gam zamanı değildir

Asmam yıkıldı suyu sıkıldı
Bugün de çil horozu görmedim
Canım sıkıldı amanın canım sıkıldı
Asmam çardaktan suyu bardaktan
Bi yol öpüverem de kocaman kız
İlimon yanaktan amanın ilimon yanaktan

Telli gelin tüllü gelin geliyor geliyor aman
Kanat açmış tüylerini beleyor
Ötüver de çil horozum bi yol ötüver
Telli gelin tasasından çürüyor

Asmam yıkıldı suyu sıkıldı
Bugün de çil horozu görmedim
Canım sıkıldı amanın canım sıkıldı
Asmam çardaktan suyu bardaktan
Bi yol öpüverem de kocaman kız
İlimon yanaktan amanın ilimon yanaktan

denizin dibinde hatça'm demirden evler

Denizli


Denizin dibinde Hatça'm demirden evler
Ak gerdan üstünde anam çiftedir benler
O kınalı parmaklarla o beyaz eller
Yolcuyu yolundan eyleyen dilber

Alçaklara kar yağıyor yükseklere buz
Ben seni severim ince belli kız
Dalga dalga dalga dalga dalgalanıyor
Hatça'mı görenler anam sevdalanıyor

Yüce dağ başında Hatça'm ekin ekilmez
Yağmur yağmayınca anam suyu çekilmez
Ellerin yurdunda Hatça'm kahır çekilmez
Doldur ağuları içelim Hatça'm

Alçaklara kar yağıyor yükseklere buz
Ben seni severim ince belli kız
Onu onu onu onu onu onuna
Bende yandım Hatça'mın mor fistanına

denize dalmayınca

Ankara
Yılmaz Arslan, Necmettin Pala


Denize dalmayınca
Bir balık almayınca
Biz buradan kalkmayınca
Gök kandil olmayınca

Aman aman Ali'm nerdesin
Aman kaldır camın perdesin
Aman benim gibi dertli misin

Denize dalayım mı
Bir balık alayım mı
Ay battı güneş doğdu
Daha yalvarayım mı

Aman aman Ali'm nerdesin
Aman kaldır camın perdesin
Aman benim gibi dertli misin

Söğüt altı serindir
Dibi pek de derindir
Ben sevdim eller aldı
Bunun sonu ölümdür

Aman aman Ali'm nerdesin
Aman kaldır camın perdesin
Aman benim gibi dertli misin

deniz üstü köpürür

Ula, Muğla
Şerafettin Civelek


Deniz üstü köpürür
(Ah yarim rinna nay rinna rinna nay)
Gemilere binsem götürür (ah yarim ah)
Benim sana yandığım
(Ah yarim rinna nay rinna rinna nay)
Bir güzelden ötürü (ah yarim ah)

Diz üstüne diz koydum
(Ah yarim rinna nay rinna rinna nay)
Gül yastığa baş koydum (ah yarim ah)
Seni gelecek diye
(Ah yarim rinna nay rinna rinna nay)
Sol yanımı boş koydum (ah yarim ah)

deniz dalgasız olmaz

Kırşehir
Muharrem Ertaş


Deniz dalgasız olmaz
Güzel sevdasız olmaz
Yiğit olan yiğidin
Başı sevdasız olmaz

Sen nerdesin nerdesin
Kaldır camın perdesin
Alacağım ben seni
Kalabalık yerdesin
Deli deli deli deli deli
Kalabalık yerdesin

Denize dalayım mı
Bir balık alayım mı
Ay doğdu şafak attı
Daha yalvarayım mı

Sen nerdesin nerdesin
Kaldır camın perdesin
Alacağım ben seni
Kalabalık yerdesin
Deli deli deli deli deli
Kalabalık yerdesin

demirciler demir döver tunç olur

Rumeli
Osman Pehlivan


Demirciler demir döver tunç olur
Sevip sevip ayrılması güç olur
Sen gidersen benim halim nic'olur

Neredesin nerede on yedi benlim nerede
Yaktın yandırdın beni sen düşürdün bu derde

Şu dağların çiçekleri solmasın
Kavuşmamız kıyamete kalmasın
Beni senden ayıranlar onmasın

Neredesin nerede on yedi benlim nerede
Yaktın yandırdın beni sen düşürdün bu derde

Evlerinin önü mermer döşeli
Deliler oldum yar sevdana düşeli
Bugün yari gördüm gönlüm neşeli

Neredesin nerede on yedi benlim nerede
Yaktın yandırdın beni sen düşürdün bu derde

güzel aşık çevrimizi çekemezsin demedim mi

Tercan, Erzincan
Aşık Daimi


Güzel aşık çevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi

Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi

Girelim Ali sırrına
Çıkalım meydan yerine
Canı baştan hak yoluna
Koyamazsın demedim mi

Dervişlik ulu dernektir
Görene büyük örnektir
Yensiz yakasız gömlektir
Giyemezsin demedim mi

Bak şu aşığın haline
Ne gelse söyler diline
Küfrü imanın yoluna
Sayamazsın demedim mi

Pir Sultan Ali şahımız
Hakka ulaşır rahimiz
On İki İmam katarımız
Uyamazsın demedim mi

deli misin divane mi sevdiğim

Kangal, Sıvas
Muhlis Akarsu


Her gün başka bir taraftan esersin
Deli misin divane mi sevdiğim vah beni beni
Ne dedim de benden ayrı gezersin
Deli misin divane mi sevdiğim

Yüreğimde açan gülümdün benim
Aşkın deryasında salımdın benim ah beni beni
Dünyada kanadım kolumdun benim
Deli misin divane mi sevdiğim

Akarsu'yu bilmem böyle mi sevdin
Aşkın ateşiyle sinemi deldin ah beni beni
Benim bu halıma sen sebep oldun
Deli misin divane mi sevdiğim

deli gönül hangi dala konarsın

Divriği, Sıvas
Mahmut Erdal


Deli gönül hangi dala konarsın ölem konarsın
Senin tutunacak dalın mı kaldı kardaş dalın mı kaldı
Ahu feryad ile niçin yanarsın ölem yanarsın
Senin dert çekecek halın mı kaldı gönül halın mı kaldı

Yerin yok yurdun yok nerde kalırsın gönül nerde kalırsın
Her güzel yüzü dostun mu sanırsın kardaş
Bunca derdi sen üstüne alırsın gönül alırsın
Senin dert çekecek halın mı kaldı kardaş halın mı kaldı

Eller seni yalan ile uyutur gönül uyutur
Eşini dostunu varıp unutur kardaş unutur
Gider bir bilmeze gülüm unutur gönlüm unutur
Bülbüller ötecek bağım mı kaldı gönlüm bağım mı kaldı

değmen benim gamlı yaslı gönlüme

Tokat
Abbas Öz


Değmen benim gamlı yaslı gönlüme
Ben bir selvi boylu yardan ayrıldım
Evvel bağban idim dostun bağında
Talan vurdu ayva nardan ayrıldım

Gökyüzünde turna gibi dönende
Baykuş gibi viran yurda konanda
Çok ağladım mecnun gibi çöllerde
Ferhat gibi şirin yardan ayrıldım

Garip kaldım simdi gurbet ellerde
Ben gönlümü çalan yardan ayrıldım
Çok ağladım mecnun gibi çöllerde
Ferhat gibi şirin yardan ayrıldım

değme tabip sızılıyor

Afşin, Maraş
Mahzuni Şerif


Değme tabip sızılıyor
Yaralarım yaralarım
El değdikçe bozuluyor
Yaralarım yaralarım

Hangi avcı vurdu beni
Akıttı sinemden kanı
Hiçbir doktor sarmaz bunu
Yaralarım yaralarım

Bitmiyor gönlümün yası
Dünya yalancı dünyası
Yaram kerbela yarası
Yaralarım yaralarım

Mahzuni feryadım bitmez
Hayali gözümden gitmez
Merhem sarsam sargı tutmaz
Yaralarım yaralarım

29 Ocak 2008

bugün benim efkarım var zarım var

Aşık Özlemi


Bugün benim efkarım var zarım var
Değme felek değme telime benim
Gül yüzlü cananı elden aldırdın
Ecel oku değdi gülüme benim
Değme felek değme gülüme benim

Lokman hekim gelse sarmaz yarayı
Hilebaz dostunan açtık arayı
Ne köşkümü koydu ne de sarayı
Baykuşlar tünedi dalıma benim
Değme felek değme telime benim

Özlemi'yem başım dumanlı dağlar
Gözlerim yaşlıda içim kan ağlar
Güz ayları geldi bozuldu bağlar
Hazan yeli değdi gülüme benim
Değme felek değme gülüme benim

değirmenin bendine

Keskin, Kırıkkale
Selman Çoker, Hacı Taşan


Değirmenin bendine
Taş dönmüyor dönmüyor
Döner kendi kendine
Acar gelin arabadan inmiyor

Değirmene taş koydum
Taş dönmüyor dönmüyor
Bir yastığa baş koydum
Acar gelin arabadan inmiyor

değirmenim terse döndü bu sene

Divriği, Sıvas
Ali Kızıltuğ


Değirmenim terse döndü bu sene
Bulgura mı yanam kendime mi yanam
Yar orada kanser olmuş ben burda verem
Ben bana mı yanam sana mı yanam

Öyle güzel bulamam ki kusursuz
Seven neşeliymiş kendisi mutsuz
Kendi muratsızsa ben de huzursuz
Ben bana mı yanam sana mı yanam

Sadık yarim deyip beni ağlattı
Gözlerimden kanlı yaşlar çağlattı
Kendi yattı bana tohum arattı
Ben bana mı yanam sana ım yanam

dargın mahpus

Afşin, Maraş
Mahzuni Şerif


Darıldım darıldım ben sana canım
Böyle mi olacaktı
Vuruldum vuruldum baksana kanım
Yerde mi kalacaktı

Hapishane içinde minderim kana battı
Yahu bu ne haldır öldüm yedi yıldır
Gardiyan çekti gitti
Dağ gibi dağ gibi ömrüm benim
Ne çabuk bitti gitti

Darıldım darıldım ben sana canım
Böyle mi olacaktı
Vuruldum vuruldum baksana kanım
Yerde mi kalacaktı

Yoruldum yoruldum hal bilmezden
Yaş geldi kırka çıktı
Dirildim dirildim bir de öldüm
Dostlar bizi (beni) bıraktı

Mahzuni gelir beyler bizim yaylada yaylar
Yahu deli miyim yok ölü müyüm
Parlayan bizi paylar
Ağlama sızlama anam benim bir gün biter acılar

Darıldım darıldım ben sana canım
Böyle mi olacaktı
Vuruldum vuruldum baksana kanım
Yerde mi kalacaktı

dar bir çift fırın yaptırdım

Rumeli


Dar bir çift fırın yaptırdım
Doldurdum ekmekleri
Gel beraber yiyelim
Yaptırdım börekleri

Evreşe yolları dar
Bana bakma benim yarim var

Sırtındaki yeleği
Ben örmedim mi yarim
Kızlarla konuşurken
Ben görmedim mi yarim

Evreşe yolları dar
Bana bakma benim yarim var

Yeleğinin içinde
Mavi boncuk nazarlık
Benim yare hediyem
Bir ufacık gerdanlık

Evreşe yolları dar
Bana bakma benim yarim var

dane dane benleri var yüzünde

Kırşehir
Neşet Ertaş


Dane dane benleri var yüzünde
Can alıcı bakışları gözünde
Binbir dat var edasında nazında

Dünyada yardan datlı var m'ola
Sallanı sallanı gelen yar m'ola

Küpeleri ağır düşer kulaktan
Zülüfleri tel tel olmuş yanaktan
Ağzı şeker bal akıyo dudaktan

Dünyada yardan datlı var m'ola
Sallanı sallanı gelen yar m'ola

Ağır barhanası vardır elinde
Datlı kelam gelir yarin dilinde
Kemer olsam sevdiğimin belinde

Dünyada yardan datlı var m'ola
Sallanı sallanı giden yar m'ola

damda puşi işlerem

Maden, Malatya
İzzet Altınmeşe


Damda puşi işlerem
Nazlı yari düşlerem
Ben o yari alırsam
Saç bağın gümüşlerem

Loy gel oy oy oy esmerim
Görmemişsin eskerim

Kına yaktım elime
Düştüm alem diline
Nerden gönül bağladım
Ben zalimin birine

Loy gel oy oy oy esmerim
Görmemişem eskerim

Yarim giyinmiş şalvar
Yandan kuşağın bağlar
Halay başı çeken de
Yüreğimi kan ağlar

Loy gel oy oy oy esmerim
Görmemişem eskerim

dam üstüne çul serer

Divriği, Sıvas
Ali Kızıltuğ


Dam üstüne çul serer
(Leyli de yar loylu da yar loy loy loy)
Bilmem bu kimi sever halelim
(Halelim nenni de kınalım nenni de belalım nenni de nenni)
Bunun bir sevdiği var günde
(Leyli de yar loylu da yar loy loy loy)
On çeşit geyer halelim
(Halelim nenni de kınalım nenni de belalım nenni de nenni)

Ağ daşı kaldırsalar
(Leyli de yar loylu da yar loy loy loy)
Yılanı öldürseler
(Halelim nenni de kınalım nenni de belalım nenni de nenni)
Küçükten yar seveni
(Leyli de yar loylu da yar loy loy loy)
Cennete gönderseler
(Halelim nenni de kınalım nenni de belalım nenni de nenni)

dam üstünde uzun uzun bacalar

Arguvan, Malatya
Teslim Budak


Dam üstünde uzun uzun bacalar
Bizim evde uzun olur geceler aman aman
Ah gülüm ey aman da güzelim aman aman oy
Sılada nazlı yar dilde heceler
Ben ölürsem beni yara bildirin
Ah hayın eller eller eller eller eller oy oy

Dam üstünde ufak ufak çızgılar
Yüreğime bir ok değmiş sızılar aman aman
Ah gülüm ey aman da güzelim aman aman oy
Sıladaki yari gönül arzular
Ben ölürsem beni yara bildirin
Ah hayın eller eller eller eller eller oy oy

dam başında oturur

Ortaköy, Aksaray
Emel Demiryürek


Dam başında oturur
Çıkmış kapı süpürür
Senin o bakışların
Beni bir gün bitirir

Oy niye yandım niye
Nasıl aldandım niye
Hani sen benim idin
Sözünden döndün niye

Oturmuş oya örer
Sokuda bulgur döver
Dönüşte bakmıyordu
Çoktan unutmuş meğer

Entarim var ekleme
İçinden ilikleme
Beni sana vermezler
Boş kapıyı bekleme

daha senden gayri aşık mı yoktur

Sarız, Kayseri
Nesimi Çimen


Daha senden gayri aşık mı yoktur
Nedir bu telaşın vay deli gönül
Hele düşün devr-i ademden beri
Neler gelmiş geçmiş say deli gönül

Şu fani dünyada umudunu yüz
İnanmazsan var kitaba yüz be yüz
Evin mezaristan malın bir top bez
Daha duymadınsa duy deli gönül

Günde bir yol duman çöker serime
Elim ermez gidem kisbü karıma
Kendi bildiğine doğrudur deme
Var iki kamile sor deli gönül

Gördüm iki kişi mezar eşiyor
Gam gasavet gelmiş boydan aşıyor
Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor
Gelde bu dünyayı yor deli gönül

Mevlam kanat vermiş uçamıyorsun
Bu nefsin elinden kaçamıyorsun
Ruhsati dünyadan geçemiyorsun
Topraklar başına vay deli gönül

dağlarınan taşlarınan uçam gidem kuşlarınan

Arguvan, Malatya
Kerem Altıner


Dağlarınan taşlarınan
Uçam gidem kuşlarınan
Eller sevdiğini almış
Ben galdım göz yaşlarınan

Kapınıza kapınıza
Hallik koyam yapınıza
Bir güzelin hatrı için
Kurban olam hepinize

Evlerinin önü direk
Suyuda nerden indirek
Yağdı yağmur yol kapandı
Selamı kimle gönderek

dağlarda duman güzeldir

Kars


Dağlarda duman güzeldir
Kaşları keman güzeldir
Sözüne heç bir söz olmaz
Gözleri yaman güzeldir

Alıpsan aklımı baştan
Geçmek olmaz bu göz kaştan
Seni men yaman sevirem
Ürehten candan sevirem
Beri gel eyle vefa yar
Eşikem etme cefa yar

Söğütler boyun eğende
Sene men yarim deyende
Sanıram dünya menimdir
Gözüme gözün degende

Alıpsan aklımı baştan
Geçmek olmaz bu göz kaştan
Seni men yaman sevirem
Ürehten candan sevirem
Beri gel eyle vefa yar
Eşikem etme cefa yar

dağlara çen düsende

Azerbaycan
Sabir Mirzaev


Dağlara çen düsende
Bülbüle gam düsende
Ruhum bedenden oynar
Yadıma sen düsende

Bu gala daşlı gala
Cıngıllı daşlı gala
Korkiram yar gelmiye
Gözlerim yaşlı gala

Kızıl gül olmayaydı
Sararıp solmayaydı
Bir ayrılık bir ölüm
Heç biri olmayaydı

Bu gala daşlı gala
Cıngıllı daşlı gala
Korkiram yar gelmiye
Gözlerim yaşlı gala

dağlar seni delik delik delerim delerim

Kangal, Sıvas
Muhlis Akarsu


Dağlar seni delik delik delerim delerim
Kalbur alır toprağını elerim aman aman
Elerim aman aman dumanlı dağlar
Sen bir gara goyun ben de bir guzu bir guzu
Sen döndükçe ardın sıra melerim aman aman
Melerim aman aman dumanlı dağlar

Dağlar senin ne garanlık ardın var ardın var
Lale sümbül boynun bükmüş derdin var aman aman
Derdin var aman aman dumanlı dağlar
El alemin vatanı var yurdu var yurdu var
Benim yurtsuz galışıma n'edeyim aman aman
N'edeyim aman aman dumanlı dağlar
Gurbet elde galışıma nedeyim aman aman
N'edeyim aman aman dumanlı dağlar

dağlar dağladı beni

Kırşehir
Neşet Ertaş


Dağlar dağladı beni
Gören ağladı beni
Gitti yarim gelmedi
Derde bağladı beni

Vay bana vaylar bana
Yıl oldu aylar bana
Susadım su isterim
Su vermez çaylar bana

Dağların arkasından
Öldüm yar sevdasından
Bileydim ayrılık var
Giderdim arkasından

Vay bana vaylar bana
Yıl oldu aylar bana
Susadım su isterim
Su vermez çaylar bana

dağlar başı olaydım

Elazığ
Mustafa Demirci


Dağlar başı olaydım
Çağıraydım çalaydım
O yar bize gelende
Kol boynuma saraydım

Dağlar dağlar yar yaman dağlar
Eşinden ayrılan ağlar
Dağlar dağlar yar yaman dağlar
Bülbül gül için ağlar

Dağlar başı boran kar
Benzim sarı gönlüm nar
Her gelen benzi sorar (balam)
Bilmez yürekte ne var

Dağlar dağlar yar yaman dağlar
Eşinden ayrılan ağlar
Dağlar dağlar yar yaman dağlar
Bülbül gül için ağlar

Dağlar dağımdır benim
Gam ortağımdır benim
Söyletme çok ağlarım balam
Yaman çağımdır benim

Dağlar dağlar yar yaman dağlar
Eşinden ayrılan ağlar
Dağlar dağlar yar yaman dağlar
Bülbül gül için ağlar

dağdan yuvarlandı kayalarımız

Bünyan, Kayseri
Adnan Türközü


Dağdan yuvarlandı kayalarımız
Gam ile yoğruldu mayalarımız
N'ola taş doğuraydı analarımız

Mektupların dizime de kaküllerin yüzüme
Ne dedim de darıldın hiç bakmıyon yüzüme

Çarşıdan aldım da allı yaşmağım
Gelin olduğuma ben de pişmanım
Kayseri'nin bir yarısı düşmanım

Mektupların dizime de kaküllerin yüzüme
Ne dedim de darıldın hiç bakmıyon yüzüme

dağdan keserler meşeyi

Eskişehir
Yöre Ekibi


Dağdan keserler meşeyi (Nenni nenni)
Aha gelinin döşeği (Nenni nenni)

Dağdan keserler fıstığı (Nenni nenni)
Aha gelinin yastığı (Nenni nenni)

Dağdan keserler gürgeni (Nenni nenni)
Aha gelinin yorganı (Nenni nenni)

halil ibrahim

Dursun Ali Akinet


Dağda kızıl ot biter
İçinde keklik öter
Eşkıyadan da beter
Uslan be Halil İbrahim

Kıvırcık saçlarına
Kar düşmüş uçlarına
Dağın yamaçlarına
Yaslan be Halil İbrahim

Derede su durulur
Daldan köprü kurulur
Yerli yerine vurulur
Aslan be Halil İbrahim

Kıvırcık saçlarına
Kar düşmüş uçlarına
Dağın yamaçlarına
Yaslan be Halil İbrahim

Müfreze dağı sarar
Dağda kaçaklar arar
Geçit vermez kayalar
Hızlan be Halil İbrahim

Kıvırcık saçlarına
Kar düşmüş uçlarına
Dağın yamaçlarına
Yaslan be Halil İbrahim

çökertme

Bodrum, Muğla
Rüştü Gür


Çökertme'den çıktım da Halil'im aman başım selamet
Bitez de yalısına varmadan Halil'im aman koptu kıyamet
Arkadaşım İbram Çavuş Allah'ıma emanet

Burası da Aspat değil Halil'im aman Bitez Yalısı
Yüreğime ateş saldı telli kurşun yarası

Güvertede gezer iken aman kunduram kaydı
Çakır da gözlü Gülsüm'ümü Çerkez kaymakam aldı
Kaymakam baskısı canım aman aldı yürüdü

Burası da Aspat değil Halil'im aman Bitez Yalısı
Yüreğime ateş saldı telli kurşun yarası

Gidelim gidelim Halil'im Çökertme'ye varalım
Kolcular gelirse Halil'im nerelere kaçalım
Teslim olmayalım Halil'im aman kurşun sıkalım

hüseynik'ten çıktım şeher yoluna

Elazığ


Hüseynik'ten çıktım şeher yoluna
Can ağrısı teslim etti koluma
Yaradanım merhamet et kuluna

Yazık oldu yazık şu genç ömrüme
Bilmem şu feleğin bana cevri ne

Lütfü gelsin telgrafın başına
Bir tel versin Musul'da gardaşıma
Bu gençlikte neler geldi başıma

Yazık oldu yazık şu genç ömrüme
Bilmem şu feleğin bana cevri ne

çıktım kırklar dağına seyran eyledim

Karac'oğlan


Çıktım Kırklar dağına seyran eyledim
Salınarak gider yolu Hama'nın
Yel vurdukça dertli dolap iniler
Burcu burcu kokar gülü Hama'nın

Heves kaldım pınarının başına
Altın yağmış toprağına taşma
Ulu caminin kandil başına
Altından şamdanı yanar Hama'nın

Kudretinden yapılmıştır yapısı
Kalem kaşlı güzelinin hepisi
Aldı beni çarşısının kokusu
Çarşısında gülü kokar Hama'nın

Karac'oğlan der ki kal benim yurdum
Terkettim sılayı burada buldum
Güzeli çok diye eğlendim kaldım
Kalem kaşlı güzelleri Hama'nın

çıktım çamın dorusuna

Acıpayam, Denizli
Talip Özkan


Çıktım çamın dorusuna
Balta vurdum kurusuna
Aşsa köyün hörüsüne
Ben vurgunum börgüsüne

Bahça bahça gezerin de
İnci boncuk dizerin de
Varcesen de var bene de
Ben billenden güzeline

çıktım belen kahvesine

Muğla


Çıktım belen kahvesine baktım ovaya baktım ovaya
Bay Mustafa çağırdı dama oynamaya
Ormancı da gelir gelmez yıkar masayı yıkar masayı
Söz anlamaz ormancı çekmiş kafayı

Aman ormancı canım ormancı
Köyümüze bıraktın yoktan bir acı

Köyümüzün suları var hoştur içmeye hoştur içmeye
İçinde köprüsü var gelip geçmeye
Sevdiğimi vurdular da hiç mi hiçine
Yazık ettin ormancı köyün iki gencine

Aman ormancı canım ormancı
Köyümüze bıraktın yoktan bir acı

çıksam o urumeli düzüne

Rumeli


Çıksam o Urumeli düzüne
Alsam o Safiye'yi dizime
Safiye'm kınalar yakmış
On parmağı eline

Ar gelir Osman'a ar gelir
Safiye'me karyola dar gelir

Kıratımı bahçeye bağladım
Osman'ı gurbete yolladım
Osman gurbetten dönünce
Üç gün üç gece ağladım

Ar gelir Osman'a ar gelir
Safiye'me karyola dar gelir

Osman Ağa Osman Ağa bak bana
Bişey de diyecem sana
Safiye kızını ver bana
Güvey de olayım sana

Ar gelir Osman'a ar gelir
Safiye'me karyola dar gelir

çıkrık ince tel ince

Erzurum
Güngör Olgaz


Çıkrık ince tel ince
N'olur bize gelince
Kız imanından mı gider
Yar imanından mı gider
Bir kerecik görünce
Bir kerecik sevince

Çıkrık benim tel benim
Kahyam mıdır el benim
Çıkrığın urganıyam
Al üstün yorganıyam
Annem beni büyüttü
(Ninem beni büyüttü)
El kızı kurbanıyam

Çıkrık benim tel benim
Kahyam mudur el benim
Çıkrığın kaşı kara ağlarım yana yana
Dermansız derde düştüm
(Vefasız derde düştüm)
Çilem de böyle kara

cük cük cücelerim

Azerbaycan
Kamber Hüseyinli


Cük cük cücelerim
Menim küçük cücelerim
Menim göğçek cücelerim

Arzum budur boy atasız
Ananıza tez çatasız

Gelin size ekmek verim
Arpa verim darı verim

Bahçalarda eşinesiz
Göğ çemende dincelesiz

çok düş gördüm gerçek hani

Tekin Kireççi


Çok düş gördüm gerçek hani
Bundan sonra senin olsun
Kime kandırdın yabani
Bundan sonra senin olsun

Çiğdi gönlüm şimdi pişti
Neylesin sarayı köşkü
Zaten artık vakti geçti
Bundan sonra senin olsun

Bulduğun yar yar olsa da
Kararların kar olsa da
Yoklar artık var olsa da
Bundan sonra senin olsun

Özlediğin mutluluklar
Bitmeyen kula kulluklar
Zor gelen bu ayrılıklar
Bundan sonra senin olsun

Dünyada bir haz kalmadı
Geçti bahar yaz kalmadı
Çalınacak saz kalmadı
Bundan sonra senin olsun

Cabili'dit benim adım
Kalmadı hiç tuzum tadım
Alacağım her muradım
Bundan sonra senin olsun

cimdallı çarşısında

Niğde
Nurettin Bayhan


Cimdallı çarşısında
(Ali'm amman aman gülüm amman aman)
Mum yanar karşısında
Adam kemlik mı umar
(Ali'm amman aman güiüm amman aman)
Kapı bir komşusuna

Hop sındellı sındellı
Bir kız verin dundallı
Kürkçüden bakıyorlar
Onun altında bir köy var

Çık daldan kiraz devşir
(Ali'm amman aman gülüm amman aman)
Al tında kahve pişir
Her kahveyi içtikçe
(Ali'm amman aman gülüm amman aman)
Beni aklına düşür

Hop sındellı sındellı
Bir kız verin dundallı
Kürkçüden bakıyorlar
Onun altında bir köy var

çift candarma geliyor

Artvin


Çift candarma geliyor lo
Kaymakam konağından
Fiske vursam kan damlar lo
O yarin yanağından

Haydi malım haydi canım
Şinanay aslan yarim

Dağlarda kar sesi var lo
Tavlada zar sesi var
Kurban olam Şavşat'a ben
İçinde yar sesi var

Haydi malım haydi canım
Şinanay aslan yarim

Kurşun attım havaya lo
Dolana yar dolana
Ben burda ısrar eyledim
Sen orda sallanmaya

Haydi malım haydi canım
Şinanay aslan yarim

Zeytin yaprağı yeşil
Altında kahve pişir
Ben sana mal olamam
Var aklın başa devşir

cilvelenip ne karşımda durursan

Azerbaycan
Ali Ağdaş Ağayab


Cilvelenip ne karşımda durursan
Anam (nenem) sana gurban ay sarı köynek
Meleksen çıkıpsan cennet bağına
Heçkes olmaz sene tay sarı köynek

Doymah olmur işvesinden nazınnan
Bere kehlik kimi hoş avazından
Yel vurdu ürbendi attı üzünnen
Ele bildim doğdu ay sarı köynek

Güzelsen herifin düşüp bu hala
Berkemer yaraşır gameti gala
Leb dönse dış inci yanaklar lale
Çekilip gaşların vay sarı köynek

Tuti dilli servi boylu sala tın
Budur merhameti bu saltanatın
Gönder gelsin elesker'in heletin
Eyleme emeğim zay sarı köynek

çiğdem der ki ben elayım

Çiğdem der ki ben elayım
Yiğit başına belayım
Hepisinden ben alayım
Benden ala çiçek var mı

Al baharlı mavi dağlar
Yarim gurbet elde ağlar

Lale der ki behey tanrı
Benim boynum neden eğri
Yardan ayrı düştüm gayrı
Benden ala çiçek var mı

Çayır çimen oldu dağlar
Yarim gurbet elde ağlar

Nevruz der ki ben nazlıyım
Sarp kayalarda gizliyim
Mavi donlu gök gökyüzlüyüm
Benden ala çiçek var mı

Al baharlı mavi dağlar
Yarim gurbet elde ağlar

çiğdem der ki ben alayım

Çiğdem der ki ben alayım
Yiğit başına belayım
Hepisinden ben alayım
Benden ala çiçek var mı

Al baharlı mavi dağlar
Yarim gurbet elde ağlar

Lale der ki behey tanrı
Benim boynum neden eğri
Yardan ayrı düştüm gayrı
Benden ala çiçek var mı

Çayır çimen oldu dağlar
Yarim gurbet elde ağlar

Nevruz der ki ben nazlıyım
Sarp kayalarda gizliyim
Mavi donlu gök gökyüzlüyüm
Benden ala çiçek var mı

Al baharlı mavi dağlar
Yarim gurbet elde ağlar

çiğ sarı çiğdem sarı

Çorum
Aşık Haydar Öztürk


Çiğ sarı çiğdem sarı
Kız buna derler aşırma
Çiğdeme vurmuş arı
Doğru da yürü şaşırma
Yitirdim nazlı yarı
Kız buna derler aşırma
Ağlarım zari zari
Doğru da yürü şaşırma

Menekşe biter olmuş
Kız buna derler aşırma
Boynunu büker olmuş
Doğru da yürü şaşırma
O yar gitti gurbete
Kız buna derler aşırma
Hasreti yeter olmuş
Doğru da yürü şaşırma

Sende sevda var gibi
Kız buna derler aşırma
Tükenmeyen zar gibi
Doğru da yürü şaşırma
Seven sana güvenir
Kız buna derler aşırma
Bir vefalı yar gibi
Doğru da yürü şaşırma

çiçekler içinde menevşe baştır

Silifke, İçel
Sadık Taşucu


Çiçekler içinde menevşe baştır
Güzeli gösteren göz ile kaştır
Gurbete gidiyom mektup ulaştır
Mektup ile konuşalım bir zeman

Şu dünyada üç nesneden korkarım
Biri gurbet bir ayrılık bir ölüm
Hiç birinden hasta gönül şen değil
Biri gurbet bir ayrılık bir ölüm

Kerem der ki dağ üstüne dağ olmaz
Ah çekenin yüreğinde yağ olmaz
Elin kızı gelip sana yar olamaz
Varıp kapısına kul olmayınca

çiçekler ekiliyor

Kırşehir
Neşet Ertaş


Çiçekler ekiliyor (gözelim haydı haydı)
Bahçaya dikiliyor (aman gidelim nasıl edelim)
Sen orada ben burda (gözelim haydı haydı)
Böyle zor çekiliyor (aman gidelim nasıl edelim)
Gel yanıma sevdiğim bize gidelim

Bahçada gül ağacı (gözelim haydı haydı)
Bu ayrılık çok acı (aman gidelim nasıl edelim)
Sinemdeki yaramın (gözelim haydı haydı)
Sen olursun ilacı (aman gidelim nasıl edelim)
Gel yanıma sevdiğim bize gidelim

çeşmeye gidiyor güğüm elinde

Dinar, Afyon


Çeşmeye gidiyor güğüm elinde
Ayna tarak sallanıyor belinde
Fadime'nin güzelliği yerinde
Bin atımın terkisine gidelim

Erdim'ola Teknova'nın bostanı
Dürüldü mü Fadime'nin fistanı
Cesedimi samanlıkta yaktılar
Nöbetçi koydular Küçük Mustan'ı

ceylan gözlerine kurban olduğum

Ceylan gözlerine kurban olduğum
Tanrı selamını almaz mısınız
Mevlam sizi süs için mi yarattı
Siz gel demeyince gelmez misiniz

Gurbete gidenler azzığın alır
Kimisi giderde kimisi kalır
Kimi sevap için kabeye varır
Kabe kapınızda bilmez misiniz

Sümmani'yim ben bu derdi n'iderim
Başım alır diyar diyar giderim
Yarın mahşer günü dava ederim
Mahşer yerine siz gelmez misiniz

cevizin yaprağı dal arasında

Afyon
Nurettin Güler


Cevizin yaprağı dal arasında
Güzeli severler bağ arasında
Üç beş güzel bir araya gelmişler
Benim sevdiceğim yok arasında

Evlerinin önü zerdali dalı
Pencereden gördüm kınalı eli (o nazlı yari)
Benim sevdiceğim tomurcuk güldü
Sensiz lokmaları yiyemez oldum
Sensiz odalara giremez oldum

Evlerinin önü bahçelik bağlık
Ne güzel işlemiş eline sağlık
Yar bana yollamış bir beyaz yağlık
Boynuna dolasın oynasın diye

ceviz oynamaya mı geldin odama

Kayseri
Adnan Türköz


Ceviz oynamaya mı geldin odama
Nişanlın da bu mu derler adama
Dayanamam senin kara sevdana

Aman aman olmuyor
Eş eşini bulmuyor
Kara yağız genç oğlan
Niye gönlün olmuyor

Asker bayrağını burca diktiler
Küçücük yarimi asker ettiler
Ben doymadan o yari de alıp gittiler

Aman aman olmuyor
Eş eşini bulmuyor
Kara yağız genç oğlan
Niye gönlün olmuyor

Asker oldu yarim gitti kışlaya
Ben beklerim yarim gelsin sılaya
Ben ölmeden o yari de bana yollaya

Aman aman olmuyor
Eş eşini bulmuyor
Kara yağız genç oğlan
Niye gönlün olmuyor

ceviz arasında vardır evimiz

Silifke, İçel
Musa Eroğlu


Ceviz arasında vardır evimiz
Yar seninle böyle miydi kavlimiz

Mezar arasında harman olur mu
Kama yarasına derman olur mu

cevahir taşına kıymet biçilmez

Çorum
İfaket Yaykar


Cevahir taşına kıymet biçilmez
Bulup erbabına danışmayınca
Ezrail gelsede canım alamaz
Hasiret yerine kavuşmayınca

Vay vay sürüm sürüm sürünesin vay
Aman dizin dizin sürünesin vay
Aman hazırda bir davam yok ki
Zalim aman dizin dizin sürünesin vay

Yürü dilber türü ömrümün varı
Eridi kalmadı dağların karı
Kendi gönlü ile sevemeyen yarim
Bir daha sevmeyim tövbeler olsun

cemile'min gezdiği dağlar meşeli

Denizli
Hüseyin Aytekin


Cemile'min gezdiği dağlar meşeli imanım
Haydi üç gün oldu cemilem ben bu derde düşeli

Gaydiri gubbak Cemile'm
Nasıl nasıl edelim biz bu işe
Nikahımızı kıysın
Ünlen gelin hoca Memiş'e

Cemile gız ne gezersin hayatta
Basma da fistan parlak da potin ayakta

Cemile'nin fistanı saman sarısı imanım
Haydi gören sancak Cemile'm gızı memur garısı

çemberimde gül oya

Biga, Çanakkale
Kamil Nizam Bilgili


Çemberimde gül oya
Gülmedim doya doya
Dertlere karıyorum
Günleri saya saya
Al beni kıyamam seni

Pembe gül idim soldum
Ak güle ibret oldum
Karşı karşı dururken
Yüzüne hasret kaldım
Al beni kıyamam seni

Avlu dibi beklerim
Vay benim emeklerim
Dümbeleği çala çala
Yoruldu bileklerim
Al beni kıyamam seni

çektiğim cevr-i cefalar sevdiğim senden ötürü

Sıvas
Rıza Aslandoğan


Çektiğim cevr-i cefalar
Sevdiğim senden ötürü
İkrar iman dostu sevdim
Sen de sev benden ötürü

Ali'm dost Velim dost
Hak erenler giymiş post
İstemeyiz atlas libas
Bize yeter hırka post

Ben pirimi hak bilirim
Gah ağlarım gah gülerim
Yarsız dünyayı neylerim
Bir şirin dilden ötürü

Ali'm dost Velim dost
Hak erenler giymiş post
İstemeyiz atlas libas
Bize yeter hırka post

çekin halay düzülsün ellerin yari

Niğde
Emin Aslan


Çekin halay düzülsün ellerin yari
Sürmeli gözler süzülsün ömrümün varı
Halaya girmeyenin ellerin yari
Vurun boynu üzülsün ömrümün varı

Bindim kerpiç duvara ellerin yari
El ettim eski yare ömrümün varı
Eski yar söyle dursun ellerin yari
Can kurban yeni yare ömrümün varı

Güvercin vurdum kalkmaz ellerin yari
Kanı göl olmuş akmaz ömrümün varı
Eskiden sevdiğim yar ellerin yari
Dönüp yüzüme bakmaz ömrümün varı

çekemedim akça kızın göçünü of göçünü

Antalya
Şevket Yanıkoğlu


Çekemedim akça kızın göçünü of göçünü
Sırma saçlar bırak dövsün döşünü ah kız döşünü
Gülüver de görem bi yol mercan dişini of dişini
Yolver bana Çubukbeli geçeyim ah kız geçeyim

Yaylaların yeli soğuk esmez mi of esmez mi
Sevdiğim de rüyalara girmez mi ah kız girmez mi
Girmezse de gönül ona küsmez mi of of küsmez mi
Yolver bana Çubukbeli geçeyim ah kız geçeyim

çeke çeke ben bu dertten ölürüm

Çeke çeke ben bu dertten ölürüm
Seversen Ali'yi değme yarama
Ali'nin yoluna serim veririm
Seversen Ali'yi değme yarama

Bu yurt senin değil konar göçersin
Körpe kuzulardan nasıl geçersin
Ali'nin dolusun bir gün içersin
Seversen Ali'yi değme yarama

Ilgıt ılgıt oldu akıyor kanım
Pir yoluna kurban verilir serim
Benim derdim bana yeter efendim
Seversen Ali'yi değme yarama

Abdal Pir Sultan'ım deftere yazar
Hilebaz yar ile olur mu pazar
Pir melhem çalmazsa yaralar azar
Seversen Ali'yi değme yarama

çek katarı ben gelirim peşine

Erzincan
Davut Sulari


Çek katarı ben gelirim peşine
Ali meydanına varalım hele
Merhametin yok mu gözüm yaşına
Pire bağlı olup duralım hele

Ey müminler gerçek erler merhaba
Ey rehberler gerçek pirler merhaba
Hazır dostlar hazır yerler merhaba
Sakiler sazları kuralım hele

Davut Sulari'yim gördüm didarı
Muhabbeti baldır kendisi arı
Hazreti Ali'nin sır zülfikarı
İnkarın boynuna vuralım hele

çek gemici gemileri

Antalya
Zeki Yantaş


Çek gemici gemileri
Deniz dalgalı dalgalı
Benim bir sevdiğim vardır
O da benden sevdalı

Hop ninnayı ninnayı
Gel oynayı oynayı

Geminin başındayım
On sekiz yaşındayım
On sekiz yaştan beri
Şu kızın peşindeyim

Hop ninnayı ninnayı
Gel oynayı oynayı

Gemi gelir yanaşır
İçi dolu çamaşır
Yar kapıdan girince
Bakan gözler kamaşır

Hop ninnayı ninnayı
Gel oynayı oynayı

23 Ocak 2008

hey hey cebinde çakısı var

Vezirköprü, Samsun
Anonim


Hey hey cebinde çakısı var
Ne güzel uykusu var
Vardım yarın yanına
Menekşe kokusu var

Hey hey annoş minnoş
Meyhoş sevgilim
Ninnoy aslanım ninnoy
Ninnoy hayranım ninnoy

Hey hey aynam düştü cebimden
Karıştı gazellere
Şu benim kötü göynüm
Bakarım güzellere

çayın öte yüzünde

Elazığ


Çayın öte yüzünde
Ceylan oynar gözünde
Ben yarimi tanırım
Çifte ben var yüzünde

Ağam paşam yar değme bana
Zati de vurgunum sana

Çay taşı çakmak taşı
Çatıktır yarin kaşı
Çirkin ile bal yenmez
Güzel ile taş taşı

Ağam paşam yar değme bana
Zati de vurgunum sana

Çay önünü çağladım
Dertli dertli ağladım
Dediler yarin gelmiş
Çifte kurban bağladım

Ağam paşam yar değme bana
Zati de vurgunum sana

Çayın önü çeperler
Çepere su dökerler
Irak yoldan geleni
Terli terli öperler

Ağam paşam yar değme bana
Zati de vurgunum sana

çayeli'nden öteye gidelim yali yali

Çayeli, Rize
Dursun Tanyaş


Çayeli'nden öteye
Gidelim yali yali
Sırtındaki sepetin
Ben olayım hamali

Sepetimin ipleri
Keseyi omuzumi
Aç beyaz peştemali
Bir göreyim yüzünü

Karlı tepeden beri
Yeşil çay bahçeleri
Çay filizi toplayi
Peştemalli kızlari

çayda çıra yanıyor

Elazığ
Şükrü Canaydın


Çayda çıra yanıyor
(Hanım nanay kız nanay
Nanay güzelim nanay
Nanay sevdiğim nanay)
Ela göz uyanıyor
Fitil çifte yara bir
Yürek mi dayanıyor

Buralarda gülüm yok
Söylemeye dilim yok
Geceler uykum yok
Gündüzün kararım yok

çay içinde dövme taş

Diyarbakır
Tarık Çıkıntaş


Çay içinde dövme taş
Gönlüm huni gözüm yaş
Aklımı baştan aldı
Orta boylu kalem kaş

Bir mumdur iki mumdur üç mumdur
Dört mumdur on dört mumdur
Bana bir bade doldur
Bu ne güzel düğündür ha ninnah
Ha ninnah ha ninnah

Bu küçe uzun küçe
Küçeye serdim keçe
Hak yoluna üç kurban
Yar gele burdan geçe

Bir mumdur iki mumdur üç mumdur
Dört mumdur on dört mumdur
Bana bir bade doldur
Bu ne güzel düğündür ha ninnah
Ha ninnah ha ninnah

çay benim çeşme benim

Korkuteli, Antalya
Fahrettin Çelik


Çay benim çeşme benim
Aman derdimi deşme benim
Hakikatli yar isen
Aman önümden geçme benim

Al yazmam alda kaldı
Aman gözlerim yolda kaldı
Yıkılası meyhane
Aman sarhoşum nerde kaldı

çatal çama kurşun attım geçmedi

Çatal çama kurşun attım geçmedi
Ali Efe'ye ayran verdim içmedi
Öşürcü Yakup elime geçmedi
Teke bıçak tırpan gibi biçmedi

Kova kova çapulama kum doldu
Silahlarım senin için gün doldu
Öşürcüler bizim köyden kovuldu
Düşmanlarım dumanlara boğuldu

çarşıya vardım erikten aldım

Kayseri
Kazım Altan


Çarşıya vardım
Erikten aldım
Yarin haberini
Everek'ten aldım

O yar uzun boylu
Ben kısa kaldım
Nideyim nideyim
Nerelere gideyim
O yar camdan bakıyor
Ben nasıl edeyim

Çarsıya vardım
Kayısıdan aldım
Yarin haberini
Dayısından aldım

O yar uzun boylu
Ben kısa kaldım
Nideyim nideyim
Nerelere gideyim
O yar camdan bakıyor
Ben nasıl edeyim

Çarsıya vardım
Armuttan aldım
Yarin haberini
Mahmut'tan aldım

O yar uzun boylu
Ben kısa kaldım
Nideyim nideyim
Nerelere gideyim
O yar camdan bakıyor
Ben nasıl edeyim

çarşamba'yı sel aldı

Çarşamba, Samsun
Nejat Buhara


Çarşamba'yı sel aldı
Bir yar sevdim el aldı aman aman
Keşke sevmez olaydım
Elim koynumda kaldı aman aman

Oy ne imiş ne imiş aman aman
Kaderim böyle imiş
Gizli sevda çekmesi aman aman
Ateşten gömlek imiş

Çarşamba yollarında
Kelepçe kollarımda aman aman
Allah canımı alsın
O yarin kollarında aman aman

Oy ne imiş ne imiş aman aman
Kaderim böyle imiş
Gizli sevda çekmesi aman aman
Ateşten gömlek imiş

Çarşamba yazıları
Körpedir kuzuları aman aman
Allah alnıma yazmış
Bu kara yazıları aman aman

Oy ne imiş ne imiş aman aman
Kaderim böyle imiş
Gizli sevda çekmesi aman aman
Ateşten gömlek imiş

A dağlar ulu dağlar aman aman
Yarim gurbette ağlar
Yari güzel olanlar aman aman
Hem ah çeker hem ağlar

Oy ne imiş ne imiş aman aman
Kaderim böyle imiş
Gizli sevda çekmesi aman aman
Ateşten gömlek imiş

Yılan çıkar kamışa
Su neylesin yanmışa aman aman
Mevla'm sabırlar versin
Yarinden ayrılmışa aman aman

Oy ne imiş ne imiş aman aman
Kaderim böyle imiş
Gizli sevda çekmesi aman aman
Ateşten gömlek imiş

çarşamba dedikleri

Çarşamba, Samsun
Anonim


Çarşamba dedikleri
Şekerdir yedikleri
Hiç aklımdan çıkmıyor
O yarin dedikleri

Çarşamba'nın ortasından
Akıyor ırmak
Her yiğidin karı değil
Sözünde durmak

Çarşamba yazıları
Körpedir kuzuları
Allah alnıma yazdı
Bu kara yazıları

Ben Samsun'a gidemiyom
Kar olmayınca
Samsun bana haram olsun
Yar olmayınca

Telgrafın tellerinin
Rengi kurşuni
Genç yaşımda atma bana
Mavzer kurşunu

salmışım gemiyi mihnet behrine

Afşin, Maraş
Aşık Meluli


Salmışım gemiyi mihnet behrine
Dayandık feleğin her bir kahrına
Yar bir ateş attı gönül şehrine
Yanıp kül olmaktan başka çare yok imiş

Bilmem o yar bizim nemize küstü
Arada selamı kelamı kesti
Battı güneşimiz karanlık bastı
Yatıp uyumaktan başka çare yok imiş

canımı yoluna koyduğum güzel

Yozgat
Hasan Kaplani


Canımı yoluna koyduğum güzel
Benden köşe bucak kaçma ne olur
Avcı değilim ki kurşun atayım
Kanatlanıp göğe uçma ne olur

Ağlayıp alıştı gözlerim yaşa
Sen olmadan dünya gider mi hoşa
Merhem olmaz isen uğraşma boşa
El vurup yaremi açma ne olur

Kul ettim kendimi seni hak bilip
Yıkma bu gönlümü acı söyleyip
Aşkını ömrüme tırpan eyleyip
Yeşil ekin gibi biçme ne olur

Kalmadı işimin düzeni tadı
Kulağında kalsın Kaplani adı
Beni terkedip de yabanı yadı
Yar diye kendine seçme ne olur

canım anam nasıl diyem derdimi

Artvin
Hıfzı Baba


Canım anam nasıl diyem derdimi
Gözlerinden akan sele aşığım
Fikr-i Mecnun oldum hayal-i Kerem
Bir bülbülem ben o güle aşığım

Yığılmış berhanen gider göçlerin
Ana bilemedim neydi suçların
Bir örükten bir örüğe saçların
Gerdanında sarı tele aşığım

Hıfzı'nın gönlünde inceden sızı
Olmadı gönlümün baharı yazı
Beni Mecnun eden o emmim kızı
İşte böyle bir güzele aşığım

canı dilden hane kıldın akıbet

Urfa
Yusuf Özer


Canı dilden hane kıldın akıbet
Haneyi virane kıldın akıbet

Daneyi naciz idim ben zirü hak
Daneyi yüz dane kıldın akıbet

Dane iken bağ-u bostan eyledin
Hakı pür kaşane kıldın akıbet

Ol cinun zencirini tahrik edip
Akıldan bigane kıldın akıbet

Aşıkı bipervaya mahrem eyledin
Vasıl canana kıldın akıbet

Ey fakırullah bu hakki bendini
Aşıkı ferzene kıldın akıbet

çanakkale içinde aynalı çarşı

Kastamonu
İhsan Ozanoğlu


Çanakkale içinde aynalı çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde bir uzun selvi
Kimimiz nişanlı kimimiz evli
Of gençliğim eyvah

Çanakkale üstünü duman bürüdü
On üçüncü fırka yürüdü
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde bir dolu testi
Analar babalar mektubu kesti
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Of gençliğim eyvah

cana bizim esrarımız imlalere sığmaz

Urfa
Yusuf Özer


Cana bizim esrarımız imlalere sığmaz
Yazılsa da binde biri inşalere sığmaz

Aşıkta olan derd-ü meşakkat gam-ü mihnet
Neşr'olsa eğer kuh ile sahralara sığmaz

Hasretle akar ta geceler didey-i eşkim
Bir katredir amma yeddi deryalara sığmaz

Bu hikmeti bilmez misin ey sefy-ı sadık
Bir kalbe sığar var olan eşyalara sığmaz

Allah için olsun bizi dur etme kapından
Abdi seni sevdi diye dünyalara sığmaz

can özümden besmeleyi çekince

Kırıkkale
Ekrem Çelebi


Can özümden besmeleyi çekince
Dil yanmazsa ben yanarım sultanım
Hak uğruna bır sefere çıkınca
Yol yanmazsa ben yanarım sultanım

Dosta mektup yazma vakti gelince
Yazar postalarım kısmet olunca
Mektubumun mahiyetin bilince
Kul yanmazsa ben yanarım sultanım

Aşıklık içimde doğduğu zaman
Taş yanar göz yaşım yağdığı zaman
Mızrabım sazıma değdiği zaman
Tel yanmazsa ben yanarım sultanım

15 Ocak 2008

çamlığın başında tüter bir tütün

Akdağmadeni, Yozgat
Nida Tüfekçi


Çamlığın başında tüter bir tütün
Acı çekmeyenin yüreği bütün
Ziya'nın atını pazara dutun
Gelen geçen Ziya'm ölmüş desinler

At üstünde kuşlar gibi dönen yar
Kendi gidip ahbapları kalan yar

Uzun olur gemilerin direği
Yanık olur aşıkların yüreği
Ne sen gelin oldun ne ben güveyi
Onun için kapanmıyor gözlerim

At üstünde kuşlar gibi dönen yar
Kendi gidip ahbapları kalan yar

Ham meyveyi kopardılar dalından
Beni ayırdılar nazlı yarimden
Eğer yarim tutmaz ise salımdan
Onun için açık gider gözlerim

At üstünde kuşlar gibi dönen yar
Kendi gidip ahbapları kalan yar

can alıcı gözlerinle aldın aklım baştan aldın

Karaman
Aşık Larendeli


Can alıcı gözlerinle
Aldın aklım baştan aldın
Tarlı şirin sözlerinle
Aldın aklım baştan aldın

Sürmeleyip gözlerini
Deli ettin beni deli
Tarayıp zülüflerini
Aldın aklım baştan aldın

Larendeli aşkın için
Yanar oldum için için
Öleceğim senin için
Aldın aklım baştan aldın

çamlıbel'e süreyidim yolunu

Şarkışla, Sıvas
Aşık Ali İzzet


Çamlıbel'e süreyidim yolunu
Altınlardan nallatayım nalını
Üç güzele dokutayım çulunu
Alma gözlü kır perçemli kıratım

Kırat...
Kırata binen alır murat
Kırata binen alır murat

Yokuşa yukarı tavşan büküşlüm
İnişe aşağı ceylan gelişlim
Taze gelin gibi uğru nakışlım
Alma gözlü kır perçemli kıratım

Başını başımdan yukarı tutar
Haykırır köpüğü başından atar
Kaçarsa kurtulur kovarsa tutar
Alma gözlü kız perçemli kıratım

Kıratım meydan yerinde
Gezer horlayı horlayı
Bir kötü az bir kavgadan
Kaçar zorlayı zorlayı

Kırata yakışır bunlar
Yiğit giyer demir donlar
Ağ gövdeden kızıl kanlar
Akar şorlayı şorlayı

Köroğlu der al kanları
Yere serer çok canları
Eğri kılınç düşmanları
Kırar parlayı parlayı

çamdan sakız akıyor

Çamdan sakız akıyor
Kız nişanlın bakıyor (oy zalım nenni nenni)
Eski de nişanlın gelmiş
Burcu burcu kokuyor (oy zalım nenni nenni)

O yana da dönder sar beni
Bu yana da dönder sar beni
Sağ yanımda yarem var
Sol yana dönder beni

Dama bulgur sererler
Çıkma boyun görürler (oy zalım nenni nenni)
Saçın ibrişim teli
Hançere bağ örerler (oy zalım nenni nenni)

O yana da dönder sar beni
Bu yana da dönder sar beni
Sağ yanımda yarem var
Sol yana dönder beni

çam dibinde çıra yaktım almadı

Erzurum
Hayrettin Akçay


Çam dibinde çıra yaktım almadı
Bekledim bekledim yarim gelmedi

Yolun kenarında sıra güzeller
Toplamış fistanı bulgur ezerler

Geliyor güzeller yayla yolundan
Bülbül seda verir ayva dalından

çalın davulları çaydan aşağı

Rumeli


Çalın davulları çaydan aşağı aman aman
Mezarımı kazın bre dostlar belden aşağı
Koyun sularımı kazan dolunca aman aman

Aman ölüm zalım ölüm
Üç gün ara ver
Al başımdan bu sevdayı
Götür yare ver

Selanik içinde salam okunur aman aman
Salamın sedası bre dostlar cana dokunur
Gelin olanlara kına yakılır aman aman

Aman ölüm zalım ölüm
Üç gün ara ver
Al başımdan bu sevdayı
Götür yare ver

Selanik Selanik viran olasın aman aman
Taşını toprağını çığını eller alası
Sen de benim gibi yarsız kalasın aman aman

Aman ölüm zalım ölüm
Üç gün ara ver
Al başımdan bu sevdayı
Götür yare ver

13 Ocak 2008

cahildim dünyanın rengine kandım

Kırşehir
Neşet Ertaş


Cahildim dünyanın rengine kandım
Hayale aldandım boşuna yandım
Seni ilelebet benimsin sandım
Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin

Sözüm yok şu benden kırıldığına
İdip başka dala sarıldığıma
Gönülüm inanmıyor ayrıldığına
Gözyaşım sen oldun kahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin

Garibim can yıkıp gönül kırmadım
Senden ayrı ben bir mekan kurmadım
Daha bir gönüle ikrar vermedim
Batınım sen oldun zahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin

çadır altı minare

Antep


Çadır altı minare
Elettim eski yare
Anam kurban ben kurban da
Setre pantollu yare

Helvacı helva
Şeker lokum helva

Söğütte ot bitmez mi
Çağırsalar bitmez mi
Ah bu senin elinden de
Çektiklerim yetmez mi

Helvacı helva
Şeker lokum helva

çağrışır bülbüller gelmiyor bağdan

Şarkışla, Sıvas
Ahmet Ağırbaş


Çağrışır bülbüller gelmiyor bağdan
Hoyrat dost bağından yar yar
Gül aldı gitti
Yüz bin mihnet ile bir bağ bitirdim
Ben yari benzettim yar yar
El aldı gitti

Yüz bin mihnet çektim bir daha gerek
Hayli ömür ister yar yar
Bir daha gerek
Yari elden aldı o kanlı felek
Aktı gözüm yaşı yar yar
Sel oldu gitti

Nazlı yardan kem haberler geliyor
Dostlarım ağlıyor yar yar
Düşman gülüyor
Dediler ki sefil emrah ölüyor
Kimi kazma kürek yar yar
Bel aldı gitti

çağrışa çağrışa havada turnam

Çağrışa çağrışa havada turnam
Bagdat'tan mı geldin ağzında hurma
Emanetim sana sılama uğra
Eğlen turnam eğlen pire gidelim

Ali'nin çağırdığı yere varalım
Hasan'la Hüseyn'e gönül verelim
On iki imamlara yüzler sürelim
Eğlen turnam eğlen pire gidelim

Kerbela çölünden sakin mi geldin
Ne yaman ötersin bağrımı deldin
Sen de benim gibi yetim mi kaldın
Eğlen turnam eğlen pire gidelim

Kul Hüseyn'im der ki kaynadım coştum
Bu aşkın elinden serimden geçtim
Çağrışa çağrışa aralar aştım
Eğlen turnam eğlen pire gidelim

böyle ikrar ilen

Böyle ikrar ilen böyle yolunan
Mihnetli yar bana lazım değilsen
Deli gönül sevmiş vaz gelmek olmaz
Cefalı yar bana lazım değilsen
Deli gönül sevmiş vaz gelmek olmaz
Gönül kalk gidelim sılaya doğru

Bülbülün davası hep güller ilen
Senin şirin dilin yad ellerinen
Çık salın sevdiğim engeller ilen
Görünme gözüme lazım değilsen
Çık salın sevdiğim engeller ilen
Gönül kalk gidelim sılaya doğru

Bülbül ah eyleyip güller ağladı
Gözüm yaşı sel sel oldu çağladı
Ölüm geldi çevre yanım bağladı
Kılma cenazemi lazım değilsen
Ölüm geldi çevre yanım bağladı
Gönül kalk gidelim sılaya doğru

böyle olur mu

Beni ağlattın güzel
Derde bağlattın güzel
Ele bıraktın güzel
Böyle olur mu

Dereler çağlar oldu
Gözlerim ağlar oldu
Gelmedin aylar oldu
Böyle olur mu

Attın gurbet ellere
Bıraktın yad ellere
Saldın dilden dillere
Böyle olur mu

böyle mi yanar adam adama

Malatya
Selahattin Alpay


Böyle mi yanar adam adama
Birgün gelem konam senin odana
Çifte çoban gelmiş konmuş odana
Beni kondurmaya yerin kalmamış

Digel di leylim di leylim yosmam di leylim
Gülmedi bu garip gönlüm di leylim oy oy

Evlerinin önü kibar bir yokuş
Kız kurbanın olam o nasıl bakış
Halının üstüne koyduğun nakış
İplik tutan ak eline kurban olayım

Digel di leylim di leylim yosmam di leylim
Gülmedi bu garip gönlüm di leylim oy oy

bırak gam kederi yaralı gönül

Zara, Sıvas
Kemal Kaplan


Bırak gam kederi yaralı gönül
Yüce dağdan duman çekilir bir gün
Çapa vurulmayan bu topraklara
İlkbaharda tohum ekilir bir gün

Unuttu dediğin dost seni anar
Alnının terini sofrana sunar
Sana kutsal gelen bin yıllık çınar
Fiske vuruşuyla yıkılır bir gün

Yaşam boyu akmaz kan ile yaşın
Gün gelir dikleşir eğilen başın
Matem müjdeleyen kanlı baykuşun
Ocağına incir dikilir bir gün

bülbülün kanadı sarı

Yozgat
Nida Tüfekçi


Bülbülün kanadı sarı
Ben çekerim ah u zarı
Geceler gündüzden yarı

Sarı bülbül saçı sümbül
Güle bülbül bülbül bülbül

Bülbülün kanadı yeşil
Kırmızı güle dolaşır
Sarhoşum dilim dolaşır

Sarı bülbül saçı sümbül
Güle bülbül bülbül bülbül

Bülbülün kanadı kara
Yüreğime açtı yara
Yok mu tabip yarem sara

Sarı bülbül saçı sümbül
Güle bülbül bülbül bülbül

bülbülün kanadı sarı

Diyarbakır
Celal Güzelses


Bülbülün kanadı sarı
Ben ağlarim zarı zarı
Elimden aldılar yarı
Garip garip ötme bülbül

Bülbülün kanadı beyaz
Gece puslu gündüz ayaz
Al kalemi derdini yaz
Garip garip ötme bülbül

bülbülüm altın kafeste

Rumeli
Ali Şevket Öndesev


Bülbülüm altın kafeste
Öter aheste aheste
Ötme bülbül yarim hasta
Ah neyleyim su gönlüme
Hasret kaldım sevdiğime

Ben sana dayanamam yarim
Ben sana aldanamam
Ben sana dayanamam yarim
Ben sana katlanamam

Bülbülleri har ağlatır
Aşıkları yar ağlatır
Ben feleğe neylemişim
Beni her bahar ağlatır

Ben sana dayanamam yarim
Ben sana aldanamam
Ben sana dayanamam yarim
Ben sana katlanamam

bülbül ne ötersin virandır bağın

Tokat
Aşık Veli Aydın


Bülbül ne ötersin virandır bağın
Yıkılsın şehrinde çöl kalsın bağın
Tükendi fitilim kalmadı yağım
Yar senin derdine ben yana yana

Kurulu yayıdım ben de açıldım
Dolu badeyidim de indim eksildim
Ekmekten aştan da sudan kesildim
Yar senin derdine ben yana yana

Deryadan bölünmüş sellere döndüm
Vakitsiz açılan da güllere döndüm
Ateşi kararmış küllere döndüm
Yar senin derdine ben yana yana

bülbül havalanmış yüksekten uçar

Erzincan
Anonim


Bülbül havalanmış yüksekten uçar
Has bahçe içinde bir gülüm var deyi
Seni seven aşık serinden geçer
Güzeller içinde yarim var deyi

Ben seni severim sende sev beni
Mevlam bir kararda koymaz insanı
Bir gün olur sende ararsın beni
Şurda bir divane yarim var deyi

Ben seni severim can ile candan
İnsan kemlik ummaz sevdiği yardan
Canım esirgemem vallahi senden
Götür sat mezatta kölem var deyi

bursalı mısın kadifeli gelin

Bursa


Bursalı mısın kadifeli gelin
Çaydan mı geçtin
Yanakların al al olmuş
Konyak mı içtin

İçtiğimiz konyak
Mezesi kaymak
Sen kimin yarisin yavrum
Her yanın oynak

bursa'da eylendim biraz

Soma, Manisa
N Kaya


Bursa'da eylendim biraz
Erişti turfanda kiraz (a leylim aman)
Urum eli sofya dağı
İstanbul'a gider iken
Bu yıl bize haram oldu
Kaçalım gel aman

bundan sonra ben o yare küskünüm

Kangal, Sıvas
Muhlis Akarsu


Bundan sonra ben o (hey dost) yare küskünüm
Yıktı hatırımı barışmam gayrı
Cümle alem gelse (gelse) mihnet eylese
Çevirdim gönlümü barışmam gayrı

Kızılırmak gibi (hey yar) çağlayıp aksan
El vurup sinesin bendini yıksan
Yarın mahşer günü (hey yar) şefaat etsen
Kaçarım mahşerden görüşmem gayrı

Emrah'ım bu yaz (hey dost) yarsız kışlasın
Bundan sonra bildiğin işlesin
Döner ise o yar (hey dost) beni taşlasın
Hiç bir oluruna karışmam gayrı

bunca olan emeğimi verdim ele hiçe gönül

Erzincan
Ali Ekber Çiçek


Bunca olan emeğimi
Verdim ele hiçe gönül
Hele sorun bir kamile
Senin kilon kaça gönül

Gönül deli gönül
Delisin divane gönül
Bu diyarda yerin yoktur
Var başa diyara gönül
Deli gönül dertli gönül

Elime verdin kuru saz
Penesini ettin kiraz
Her gün ucun ucun biraz
Yedin içten içe gönül

bunca kahrı bunca derdi mevlam yalnız bana verdi

Erzincan
Aşık İsmail Aydın


Bunca kahrı bunca derdi
Mevlam yalnız bana verdi
Eller muradına erdi
Gitti cananım gelmedi

Erisin dağların karı
Geçti ömrümün baharı
Ecel kapımı çalmadan
Durma gel gönlümün varı

Takatım yok yörümeye
Gitti cananı görmeye
Can başladı çürümeye
Yine cenanım gelmedi

bunca gamın bunca derdin içinde

Kangal, Sıvas
Muhlis Akarsu


Bunca gamın bunca derdin içinde
Yaşamak bizlere zor nenni nenni
Sizden umudumu kesmem erenler
Elbet bir çaresi var nenni nenni

Üstümüzde duman vardır dağ gibi
Her yandan kuşatmış sanki ağ gibi
Güz gelince bozulmuş bir bağ gibi
Ne hallara düştük gör nenni nenni

Eğil gel Akarsu gel hakka eğil
Bir kere ağ yara vermedin meyil
Suç bizim sevdiğim kimsede değil
Gelmişiz dünyaya kör nenni nenni

buna er meydanı derler

Rumeli
Kemal Altınkaya


Buna er meydanı derler bunda söz olmaz (yandım aman)
Çifte yürekli erkekler (şahin)
Gelin bu yane (yandım aman)
Ele bele dile (imanım)
İhanet olmaz (yandım aman aman)
Okurlar fermanın (imanım yandım)
Kıyarlar cane (yandım aman)

Bu yolun erkanı (imanım)
Hünkardan gelir (yandım aman)
Serden geçmiş erler (imanım şahin)
Gelir bu yane (yandım aman aman)
Sıtk-ı sadakattan (imanım)
Ayrılmak olmaz (yandım aman)
Okurlar fermanın (imanım yandım)
Kıyarlar cane (yandım aman)

buna devr-i dünya derler

Kars
Rüstem Alyansoğlu


Buna devr-i dünya derler
Böyle gelmiş böyle gider
Harmanı terse savurma
Dane birgün yele gider
Yele gider yele gider
Dane birgün yele gider

Gariplere kimse bakmaz
Tarlasının suyu akmaz
Kız evladı ocak yakmaz
Büyür büyür ele gider
Elin malı ele gider

Talibi'nin deyişleri
Aktı didemin yaşları
Uçtu gönlümün kuşları
Her biri bir dala gider
Dala gider dala gider
Her biri bir dala gider

buluta girmeyle güneş kaybolmaz

Aşık Kusuri


Buluta girmeyle güneş kaybolmaz
Yarılıp çıkması bir yele bakar
Çerçöp gelip su yolunu tutamaz
Silip süpürmesi bir sele bakar

Şahini durduramaz karga avazı
Aslanı yenemez bir uyuz tazı
Sessiz bellediğin düzensiz sazı
Öttürür ustası bir tele bakar

İş başında belli olur yiğitlik
Uçan kuşa karşı dayanmaz çıtlık
Sona kadar sürüp gitmez bu kıtlık
Geliri verimli bir yıla bakar

Kusuri toplumlar yaratır neler
Birlik de her kötülüğü örseler
Dağları devirir kayalar deler
Çelik gibi güçlü bir ele bakar

bulut bulut üstüne

Mut, İçel
Musa Eroğlu


Bulut bulut üstüne
Bulut yağmur üstüne
Ömrüm belalım vay vay
Buluk kurbanın olayım
Doğma yarin üstüne
Ömrüm belalım vay vay

Hangi dağdan aşacaksın
Bekleyeyim yolunu
Ömrüm belalım vay vay
Yağma yağmur esme rüzgar
Yolda yolcum var benim
Ömrüm belalım vay vay

bulguru kaynatırlar

Ankara
Sadık Ergun, Bayram Aracı


Bulguru kaynatırlar haydi bulguru kaynatırlar
Serine yaylatırlar aman serine yaylatırlar
Bizde adet böyledir aman bizde adet böyledir
Güzeli ağlatırlar aman çirkini söyletirler

Fidayda da Ankaralı'm fidayda
Beşyüz altın yedirdim bir ayda
Gitti de gelmedi ne fayda
Başını da yesin bu sevda

Dama çıkma baş açık haydi dama çıkma baş açık
Arpalar kara kılçık aman arpalar kara kılçık
Aman eğer gönlün var ise aman gönlün var ise
Giy kalucu yola çık ama giy kalucu yola çık

Fidayda da Ankaralı'm fidayda
Beşyüz altın yedirdim bir ayda
Gitti de gelmedi ne fayda
Başını da yesin bu sevda

bugün yardan haber geldi

Arapkir, Malatya
Süleyman Elver


Bugün yardan haber geldi
Bir bir yandan bir bir yandan
Eğildim bir buse aldım
Bir bir yandan bir bir yandan

Güzel olanı severler
Yanağından gül dererler
Kulakta mengiç küpeler
Bir bir yandan bir bir yandan

Baş koydum yarin dizine
Uykular girmez gözüme
Ağ ellerin sür yüzüme
Bir bir yandan bir bir yandan

Şekerden şerbet ezerler
İnce tülbentten süzerler
Dört yanım almış güzeller
Bir bir yandan bir bir yandan

Pir Sultan'ım gel yanıma
Seni sarayım canıma
Dola kolların boynuma
Bir bir yandan bir bir yandan

bugün seyre çıkmış gördüm bir civan

Aşık Kerem


Bugün seyre çıkmış gördüm bir civan
Yanağına takmış gül gül üstüne
Menevşe sümbüllü bahçeye girmiş
Laleyi kondurmuş sümbül üstüne

Bir kere görünce oldum divane
Ol hilal kaşları benzer kemana
Taramış kakülün dökmüş yer yana
Dağılmış gerdana tel tel üstüne

Zatı bir melektir değildir erden
Ol beyaz gerdanı seçilmez benden
Uğruna geçmişim can ile serden
Gözyaşım döküldü sel sel üstüne

Kerem eder sözüm eyledim beyan
Hun ile gözyaşım eyleri revan
Bazı meclislerde ederler devran
Aşıklar söyleşsin gül gül üstüne

bugün dost yarelenmiş

Kangal, Sıvas
Muhlis Akarsu


Bugün dost yarelenmiş
Yine gönlüm hoş değil
Her yanı parelenmiş
Yine gönlüm hoş değil

Dost hasreti zor imiş
Her dem ahu zar imiş
Dert adamı yer imiş
Yine gönlüm hoş değil

Akarsu gün görsem de
Çok cefalar sürsem de
Bazı bazı gülsem de
Yine gönlüm hoş değil

bugün çay bulandı yarın durulmaz

Karac'oğlan


Bugün çay bulandı yarın durulmaz
Yol ver dağlar ben sılama varayım
Karlı dağlar varayım zalım dağlar varayım

Muhabbetli yardan gönül ayrılmaz
Yol ver dağlar ben sılama varayım
Karlı dağlar varayım zalım dağlar varayım

Gurbet elde efkarım var zarım var
Sılada bekleyen nazlı yarim var
Bizi ayırana intizarım var
Karlı dağlar yaz gele zalım dağlar tez gele
Bizi ayırana intizarım var

Ezeli de Karac'oğlan ezeli
Döküldü bağların gülü gazeli
Gurbet elde ben n'ideyim güzeli
Karlı dağlar güzeli zalım dağlar güzeli
Gurbet elde ben n'eyleyim güzeli

bugün bize pir geldi

Tercan, Erzincan
Aşık Daimi


Bugün bize pir geldi
Gülleri teze geldi
Önü sıra kamberi
Ali El-Murteza geldi

Eyvallah şahım eyvallah
Hak lailahe illallah
Eyvallah pirim eyvallah
Adı güzeldir güzel şah
Eyvallah şahım eyvallah
Hak lailahe illallah
Sen Ali'sin güzel şah
Şahım eyvallah eyvallah

Ali bizim şahımız
Kabe kıblegahımız
Mihraç'taki Muhammet
O bizim padişahımız
Padişahım yaradan
Okur aktan karadan
Ben pirimden ayrılmamam
Bin yıl geçse aradan

Aslan da belguzarım
Ben sevdanla gezerim
Hasretler kavuşmuş
Ben daha intizarım
İntizarlık çekerim
Leblerim bal şekerim
Ben pirden ayrılalı
Göz yaşını dökerim
Dökerim göz yaşını
Gör mevlanın işini

Keşiş kurban eyledi
Yedi oğlunun başını
Keşiş kurban eyledi
Melekler gül eyledi
Celabın bir şar yaptı
Kapuzum dört eyledi
Dört eyledi kapuzum
Lali mercan yapısın
Yezitler şehit etti
İmamların hepisin

bugün bizde düğün var

Bayburt
Fazıl Oğuzhan


Bugün bizde düğün var (gel oyna gül oyna)
Sana da davetim var (kız sen oyna)
Aç neçeğı yüzünden (gel oyna gül oyna)
Çık bara sallan bakalım (kız sen oyna)

Ayvana serdim kilim (gel oyna gül oyna)
Nakışı dilim dilim (kız sen oyna)
Ah eyleme nazlı yar (gel oyna gül oyna)
Ahın beni öldürür (kız sen oyna)

bugün benim efkarım var

Üsküp
Sabri Gencer


Bugün benim efkarım var
Efkarım var gamım var
N'eyleyim dünya malını aman
Aslan gibi yarım var

Yarim geymiş hep yeşiller aman
Ben de geysem kareler
Eski yarim duyar ise aman
Bu meclisi pareler

Demedim mi ben sana emine'm
Çıkma gece yarısı
Mahlemizde hovardalar çoktur aman
Tutar seni birisi

bugün ben pirimi gördüm

Erdebil
Şah Hatayi


Bugün ben pirimi gördüm
Pirin eşiği güldür gül
Eğildim yüzümü sürdüm
Pirin eteği güldür gül

Gülden terazi yaparlar
Gülü gül ile tartarlar
Gül alırlar gül satarlar
Çarşı pazarı güldür gül

Gülden değirmeni döner
Onun ile övünür
Akar arkı döner çarkı
Bendi pınarı güldür gül

Gel ha gel ha can ha
Dostun neferi güldür gül
Şu öten garip bülbülün
Derdi figanı güldür gül

bugün ben bir güzel gördüm

Tokat
İbrahim Karataş


Bugün ben bir güzel gördüm
Bakar cennet sarayından
Kamaştı gözümün nuru
Onun hüsnü cemalinden

Bahçanın kapısın açtım
Sanırsın cennete düştüm
Sevdim coştum helallaştım
Buse aldım yanağından

Salındı bahçaya girdi
Çiçekler selama durdu
Mor menekşe boyun eğdi
Gül kızardı hicabından

Bahçanın kapısı güldür
Dalında öten bülbüldür
Emrah da bir edna kuldur
Bağışla geç günahından

bugün bayram günü derler

Ercincan
Davut Sulari


Bugün bayram günü derler alem eğlenir
Sen bizim yaylaya gel başın için
Dertliler oturmuş derdin söyleşir
Etme intizarı gül başın için

Hayran oldum bakakaldım yüzüne
Sürme değil rastık çekmiş gözüne
Hıçkırarak başım koysam dizine
Saçım oksa gönlüm al başın için

Davut Sulari'yem ahd-ı amanda
Bir yıldız doğmuştur devr-i zamanda
Seher bülbülüyem ulu divanda
Sen benim vekilim ol başın için

bugün ayın ışığı

Keskin, Kırıkkale
Hacı Taşan


Bugün ayın ışığı
Elinde bal kaşığı
Yine nerden geliyon da
Mahallenin yakışığı

Vay nerdesin nerdesin
Kaldır camın perdesin
Diyeceğim çok ama da
Pek kalabalık yerdesin

Köprüden geçti gelin
Elinde testi gelin
Sallan boyun göreyim de
Gençliğim geçti gelin

Vay ne olur ne olur
Sevda sırrınan olur
Gözdür alemi gezerde
Gönül birinen olur

Karakuşuna kurban
Çatık kaşına kurban
Yalınız sana değil de
Arkadaşına kurban

Vay vay vay pambuğum
Edasına yandığım
Seni hasta diyorlardı
Nasıl oldun sevdiğim

bu zamanda nerde kopar bilinmez

Sefil Seyyahi


Bu zamanda nerde kopar bilinmez
Yeminli noterli dostluk bağları
Beş yıl on yıl misal diye alınmaz
Gelip geçer o güzelim çağları

Güvenirsin kendin kadar pek yüce
Konuşurken eksik dersin bir hece
Bakarsın ki apansızın bir gece
Hafif serin rüzgar yıkar dağları

Muhtaç olur isen hergün birine
Ayağın yorgana hafif sürüne
Sefil Seyyah gam yüküne bürüne
Ta içten eriyor yürek yağları

bu yıl bu dağların karı erimez

Divriği, Sıvas
Feyzullah Çınar


Bu yıl bu dağların karı erimez
Eser bad-ı saba yel bozuk bozuk
Türkmen kalkıp yaylasına yürümez
Yıkılmış aşiret il bozuk bozuk

Kızılırmak gibi çağladım aktım
El vurdum göğsümün bendini yıktım
Gül yüzlü cerenin bağına çıktım
Girdim bahçesine gül bozuk bozuk

Elim tutmaz güllerini dermeye
Dilim tutmaz hasta halin sormaya
Dört cevabin manasını vermeye
Sazım düzen tutmaz tel bozuk bozuk

Pir sultan'ım yaratıldım kul diye
Zalim paşa elinden mi öl diye
Dostum beni ısmarlamış gel diye
Gideceğim amma yol bozuk bozuk

bu tepe karlı tepe

Erzurum
Feramuz Gündoğdu


Bu tepe karlı tepe o yaylalar yaylalar
İndim su serpe serpe oy yaylalar yaylalar

Bu derenin suyunu oy yaylalar yaylalar
Kıramadım buzunu oy yaylalar yaylalar

bu ne biçim sevda imiş

Sıvas
Mahmut Erdal


Bu ne biçim sevda imiş
Sinem kül oldu kül oldu
Yar sevmesi bela imiş
Zihn-i bal oldu bal oldu

Dosttan gelen acı taşlar
Değer yüreğime işler
Gözlerimden kanlı yaşlar
Aktı sel oldu sel oldu

Başımdaki garip haller
Kurudu elimde dallar
Önümdeki düzgün yollar
Şimdi bel oldu bel oldu

bu nasıl işidi bu nasıl hışım

Bu nasıl işidi bu nasıl hışım
Aradamı kaldın belalı başım
Hemi yavrum gitti hemi yoldaşım
Ben bu derdin hangisine yanayım

Gelinim küsmüşde kiminen küsmüş
Ufacık yavrusun bağrına basmış
Yavrular anadan umudun kesmiş
Ben bu derdin hangisine yanayım

bu kadar cevretme aziz sultanım

Turhal, Tokat
Mehmet Aslan


Bu kadar cevretme hey dost aziz sultanım
Ne olur insafa hey dost gel bazı bazı
Lütfu ihsan eyle hey dost çeşmi meralım
Yaralı gönlümü sar bazı bazı

Coşkun sular gibi hey dost çağlayıp akma
Aşkın hançerini hey dost sineme çakma
Noksanım var ise hey dost kusura bakma
Bildiğinden şaşar kul bazı bazı

Sefil kemter eydür hey dost lebi balımsın
Canımın cananı hey dost servi dalımsın
Sen bir merhametli hey dost gönlü ganisin
Bendelere selam sal bazı bazı

bu gece rüya gördüm

Rize
Hasan Sözeri


Bu gece rüya gördüm
Olmadı bana ayan
Kemençemin sesine
Uyan sevdiğim uyan

Ben bu gece rüyamda
Gördüm sen ölmüş idin
Ben de gördüm rüyamda
Sen benim olmuş idin

Gene gördüm rüyamda
Güya sarıldın bana
Ben de gördüm ananı
Olmuş bana kaynana

Soralım bu rüyayı
Acep nedir manası
Böyle olur oy kızlar
Asilerin rüyası

bu dünyayı kuran mimar

Şarkışla, Sıvas
Aşık Veysel Şatıroğlu


Bu dünyayı kuran mimar
Ne hoş sağlam temel atmış
İnsanlığa ibret için
Kısım kısım kul yaratmış

Kimi yaya kimi atlı
Kimi uçar çift kanatlı
Dünya şirin baldan tatlı
Eyvah balı tuza katmış

Kazması yok küreği yok
Ustası var çırağı yok
Gök kubbenin direği yok
Muallakta bina çatmış

Bu çark böyle döner durmaz
Ehli aşklar yanar durmaz
Aşk meyinden kanar durmaz
Sevgi muhabbet yaratmış

Hep biliriz dünya fani
Oyalıyor seni beni
Adem atadan bu yana
Nice insan gelmiş gitmiş

Bu dünyaya gelen gülmez
Bir yol var ki giden gelmez
Bu hikmeti kjmse bilmez
Ona sır demiş kapatmış

Bu nizamı böyle kurmuş
Kendi çekilmiş oturmuş
Veysel'e türlü dert vermiş
Durmadan derman aratmış

bu dağda maral gezer

Azerbaycan


Bu dağda maral gezer
Zülfünü tarar gezer
Men yarime neylerim ay ceylan
Yar menden kenar gezer

Bu dağın karı menem
Gün vurur erimezem
El bilir alem bilir ay gülüm
Men senden vazgeçmezem

Dağlarda çiçek ay güle bakın
Avludan geçek ay güle bakın
Doldur ver içek ay güle bakın hey
Ezizin gözlerine sürme çek gözlerine

Özün özüme gurban ay ceylan
Gözlerim gözlerine

Bak uzun yana yana
Od düştü şirin cana
Kor karan koyup gidem ay ceylan
Kalasan yana yana

boşa korkuyorsun sevdiğim benden

Yozgat
Hasan Kaplani


Boşa korkuyorsun sevdiğim benden,
Alıp lokma gibi aşırmam seni.
Gizli gizli çekiyorum sevdanı,
Yaban dillerine düşürmem seni.

Benliğinden ikiliği silesin,
Sen de benim hayalime gelesin,
Taht kurdun gönlümde bunu bilesin,
Kalbimden dışarı taşırmam seni.

Eremedim düşüncenin sırrına,
Toz kondurmam namusuna arına,
Ben yanmışım özleminin narına,
Kendi ateşimle pişirmem seni.

Aşığında Yoktur Naz İle Eda
Mert Oğluyum Mert Yaşarım Dünyada
Kaplani Demişler Bendeki Ada,
Yalan Dolan İle Şaşırmam Seni.

boztepe'nin başında

Ordu
Muhsin Tercan


Boztepe'nin başında
Kara koyun yayılır
Kız seni gören gözler
Sarhoş olur bayılır

Amam aman külahlı
Yarin eli silahlı
Yaktı beni billahi

Boztepe'nin başında
Kara koyun gezeler
Rakı için yapılsın
Yanağında mezeler

Amam aman külahlı
Yarin eli silahlı
Yaktı beni billahi

Boztepe'nin başında
Esiyor serin yeller
Karşıdan el ediyor
İnce belli güzeller

Amam aman külahlı
Yarin eli silahlı
Yaktı beni billahi

bodrumlular erken biçer ekini

Bodrum, Muğla


Bodrumlular erken biçer ekini
Feleğe kurban gitti Bodrum Hakimi
Nasıl astın Hakim Hanım kendi kendini
Altın makas gümüş bıçak ile doğradılar tenini

Bodrum'un dağları fundalık orman
Bodrum'a çökmüş aman bir kara duman
Fani dünya hayatı hepimize yalan
Nasıl astın Hakim Hanım şu genç yaşında
Çifte hekimler dolaşırlar cenazenin başında

Hakim Hanım senin adın Mefharet Tüzün
Ağlaya ağlaya seni uğurladık yazın
Fermanlara yazmışsın kabrimi çiftliğime kazın
Nasıl astın Hakim Hanım kendi kendini
Altın makas gümüş bıçak ile doğradılar tenini

Hakim hanımın memleketi Kütahya Tavşan
Bodrum'da hiç olmaz mı sana ağlaşan
Hakim hanım sen ettin bizleri perişan
Nasıl astın Hakim Hanım şu genç yaşında
Çifte hekimler dolaşırlar cenazenin başında

Hakime Hanımın cenazesi gitti İstanbul'a cip ilen
Bodrum Hakimi kendini asmış yağlanmış ip ilen
Hakime hanım kendini böyle asar mı
Dünyadan evvel huzuru mahşeri düşünürken

Şöför cenazeyi çarşıdan dolandır
Fani dünya hayatı hepimize yalandır
Hakime Hanım türküsünü besteleyen
Yeniköylü cümbüşçü Mustafa Bacaksız oğlandır
Nasıl astın Hakim Hanım şu genç yaşında
Çifte hekimler dolaşırlar cenazenin başında

Bodrum dağlarında silah sesi var
Silah sesi değil anam Hakim yası var
Nasıl da astın Hakim Hanım kendi kendini
Çifte doktorlar doğradı o beyaz tenini

Bodrum'un sokakları dardır geçilmez
Hakime Hanımın kardeşleri birbirinden seçilmez
Nasıl astın Hakim Hanım kendi kendini
Altın makas gümüş bıçak ile doğradılar tenini

Şu Bodrum'un dağlarında ceylan dolaşır
Kara haber Mefharet Hanım pek tez ulaşır
Nasıl astın Hakim Hanım kendi kendini
Altın makas gümüş bıçak ile doğradılar tenini

bize de banaz'da pir sultan derler

Sıvas
Ruhi Su


Bize de Banaz'da Pir Sultan derler
Bizi de kem kişi bellemesinler
Paşa hademine tembih eylesin
Kolum çekip elim bağlamasınlar

Hüseyin Gazi Sultan binsin atına
Candayanmaz çarh-ı felek zatına
Benden selam söylen ev külfetine
Çıkıp ele karşı ağlamasınlar

Surrum işlemedi kaddim büküldü
Beyaz vücudumun bendi söküldü
Önüm sıra kırklar pirler çekildi
Daha beyler bizi dillemesinler

Pir Sultan Abdal'ım coşkun akarım
Akar akar dost yoluna bakarım
Pirim aldım seyrangaha çıkarım
Daha Yıldız Dağı'n yaylamasınlar

biz canları güle vermişiz

Sıvas
Aşık Süleyman Fahri


Biz canları güle vermişiz
Külhanları dile vermişiz
Dünya malın sele vermişiz

Dünya size güller bize
Dünya size Haydar bize

Biz güllere pervaneyiz
Can ehline peymaneyiz
Bülbüllere biganeyiz

Dünya size güller bize
Dünya size Haydar bize

bitti m'ola şam elinin hurması

Karac'oğlan


Bitti m'ola Şam elinin hurması
Gitti m'ola ala gözün sürmesi
Bağdat'ın Basra'nın telli turnası
Turna yardan haber geldi eylenme

Aşına da Karac'oğlan aşına
Yeni değmiş onüç ondört yaşına
Irak değil ak pınarın başına
Turna yardan haber geldi eylenme

bitlis'te beş minare

Bitlis
Nazmi Zülfikar


Bitlis'te beş minare (beri gel oğlan beri gel)
Yüreğim dolu yare (beri gel oğlan beri gel)
İsterem yanen gelem (beri gel oğlan beri gel)
Cebimde yok on pare (beri gel oğlan beri gel)

Tüfeğim dolu saçma (beri gel oğlan beri gel)
Kaçma vururum kaçma (beri gel oğlan beri gel)
Doksan dokuz yarem var (beri gel oğlan beri gel)
Bir yare de sen açma (beri gel oğlan beri gel)

bitlis'in önünde bağlar

Bitlis
Selahattin Alpay


Bitlis'in önünde bağlar (hanımey le le)
O yar oturmuş gül bağlar (belalım le le)
Bu dertlere dayanamaz
Ne hastalar ne de sağlar

Vay hanım hanım hanım hanımey le le
Sensin benim yar dermanım belalım le le

Bitlis'in başında bora
Cahil idim düştüm tora
Beni tora düşürenler
Dilerim yansınlar nara

Vay hanım hanım hanım hanımey le le
Sensin benim yar dermanım belalım le le

Göğe de yıldız serpseler
Beni de toya salsalar
Canım kurban ederem
Yari bana verseler

Vay hanım hanım hanım hanımey le le
Sensin benim yar dermanım belalım le le

11 Ocak 2008

bir insan sevdalanıp sevdiği zaman

Karaman
Aşık Larendeli


Bir insan sevdalanıp sevdiği zaman,
Gönül ehli yarin bulurmu acep...
Aşk deryasında umman daldığı zaman,
Gönül ehli yarin bulurmu acep...

Bir insan mabet duyunca cananına,
Gönül mehtaptan payın alır mı acep...
Varıp divan durunca Hakkın divanına,
Gönül Divandan tayin alır mı acep...

Bir insan girse aşkın zırhlı babına,
Gönül varırmı ola tadına acep...
Bülbül olup girse o dostun bağına,
Feryad, figanı birdem diner mi acep...

Bir insan ilmi irşada varsa durulsa,
Gönülden kem gülleri derer mi acep...
Bir an olan rüya yıl kadar uzasa,
Dört mevsimden haber verir mi acep...